Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/4550 E. 2013/7843 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4550
KARAR NO : 2013/7843
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi … ’nin kullanmakta olduğu motosiklete, davalı Ziraat Sigorta’ya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada murisin vefat ettiğini belirterek eş için 7.100 TL, beş çocuk için ayrı ayrı 100’er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile toplam tazminat talebini 64.162,82 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacılara tazminat ödendiğini ve bakiye zarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusuruna dayanarak davanın kabulü ile 64.162,85 TL.nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 7.600 TL.sinin dava, 56.662,85 TL.sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Kaza sonrasında düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağında hem davalı sigortalı araç sürücüsü hem de müteveffa kusurlu bulunmuş, ceza dosyasında keşif sonucu trafik polisinden alınan kusur raporunda müteveffa tali, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu bildirilmiş, ceza dosyasında kusura itiraz üzerine Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ise müteveffanın kusurunun bulunmadığı belirlenerek tam kusurlu sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 5271 sayılı CMK’nın 23.maddesinde belirtilen hükümlerden değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK’nın 223.maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtanda söz edilemeyecektir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.05.2011 gün ve 2011/4-61, E., 2011/79 K; 06.10.2009 gün ve 2009/4-169 E, 2009/223 K sayılı ilammları).
Bu açıklamalar ışığında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53.maddesine ilişkin değerlendirmeye gelince;
“Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkamesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” hükmünden anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir.
Somut olaya bakıldığında maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamıyacağının kabulü gerekir.(YHGK’nun 1.2.2012 gün 2011-19/639 E, 2012/30 K sayılı ilamı)
Bu durumda mahkemece tarafların kusuru konusunda alınmış bir bilirkişi raporu olmadan ceza dosyasındaki rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. O halde mahkemece
ceza dosyasıda getirtilerek, İTÜ veya Karayollar Genel Müdürlüğünden seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli, denetime müsait kusur raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimidilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.