Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/5453 E. 2020/8185 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5453
KARAR NO : 2020/8185
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçluların icra mahkemesine başvurusunda, kollektif şirket hakkında takip semeresiz kalmadan ortaklar hakkında takip yapılamayacağı ileri sürülerek takibin iptali istemiyle şikayette bulunduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak borca itirazın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluğun derecesi” başlıklı 237. maddesinin 1. fıkrasında “.. (1) Şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket sorumludur. Ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; kollektif şirketin borçlarından dolayı birinci derecede şirket sorumlu olup şirket hakkında yapılan takip semeresiz kalmadan veya şirket herhangi bir sebeple sona ermeden kollektif şirket ortağı hakkında takip yapılamayacaktır. Başka bir deyişle ortaklara müracaat hakkı, 6102 sayılı Kanunun 237. maddesinde yazılı şartların tahakkuku halinde mümkündür.
Bu durumda, kollektif şirketin borçlarından dolayı kollektif şirket ortağı hakkında takip yapabilmek için 6102 sayılı Kanunun 237. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının -takip şartı olarak- değerlendirilmesi gerekeceğinden bu hususa ilişkin başvuru İİK’nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tabi olup işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarih ve 2019/923 E – 2019/2639 K sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.