YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22598
KARAR NO : 2012/4592
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.305.70 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumetten reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dilekçesinde; Özel Hastanelerin sosyal güvenlik yönünden SGK’ya tabi hastalardan alabilecekleri fark ücretlerine ilişkin olarak %70’lik tavan ücreti sınırlaması getirildiğini ve buna ilişkin Bakanlar Kurulu’nun 16.11.2009 tarih ve 2009/15627 sayılı kararının Resmi Gazetede yayımlandığını, kendisinin Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi bir devlet memuru olduğunu,eşi Yasemin İncekara’nın tedavisi için SGK ile anlaşmalı davalı Medical Park Göztepe Hastanesine başvurduğunu, 23.04.2010 ve 03.05.2010 tarihlerinde aldıkları sağlık hizmetleri neticesinde anılan Bakanlar Kurulu Kararının davalı özel hastane tarafından hiçe sayılarak 2.305,70 TL fazla fark ücreti tahsil edildiğini, Sağlık Uygulama Tebliğinin 3/5 maddesinde yeni doğana verilen sağlık hizmetinden ilave ücret alınamayacağı açık bir şekilde belirtilmesine rağmen 150 TL ücret tahsil edildiğini, davalının haksız ve hukuksuz bir şekilde tahsil ettiği 2.305,70 TL’nin temerrüd tarihi olan 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında, haksız ödemeye dayanak tedavi ilişkisi ve faturaların tarafının davalının eşi Yasemin İncekara olduğunu, husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; Davacının eşinin davalıya ait hastanede doğum yaptığı faturalarında davacının eşi adına düzenlendiği, fiilen davacının ödeme yapmış olmasının davalı aleyhine, davacı tarafa dava açma ve aktif dava ehliyetini vermeyeceğini, tedavi hizmeti alan ve fatura adına düzenlenen Yasemin İncekara’nın husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle davanın husumettten reddine karar verilmiştir.Mahkemenin red kararı davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesiyle, bakmakla yükümlü olduğu eşinin kendisinin sağlık güvencesinden faydalanarak davalı hastanede sezeryanla doğum yaptığını, davalı hastanenin Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi olduğunu, özel hastanelerin sosyal güvenlik yönünden SGK’ya tabi hastalardan alabilecekleri fark ücretlerine ilişkin olarak %70’lik tavan ücreti sınırlaması getirildiğini, ancak davalı hastane tarafından bu sınırlamanın ihlal edilerek fazla ücret alındığından bahisle fazla ödediği ücretin tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamına göre fatura bedellerinin davacı tarafından ödendiği sabittir. Davacı, asıl sağlık güvencesi kapsamında olan kişidir ve mensup olduğu sağlık güvencesi kapsamına göre davalı hastaneye daha az ücret ödenmesi gerekirken daha fazla ücret ödediğinden bahisle sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açmıştır Borçlar Kanunu 61.maddesi “haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda dolaysızlık ilkesi gereğince herkes kimin malvarlığından zenginleşmiş ise ona karşı iade borcu altındadır. Bu durumda davacı fatura bedelini ödeyen kişi olarak, kendi malvarlığından sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürdüğü davalı hastane hakkında sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açma hakkına sahip iken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.