Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19158 E. 2012/28187 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19158
KARAR NO : 2012/28187
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki abonelik tesisi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, dava dışı …’e ait taşınmazda kiracı sıfatı ile oturduğunu,elektrik aboneliği için gerekli tüm belgeleri ibraz ederek yaptığı başvurunun kabul edilmediğini belirterek; muarazanın meni ile abonelik tesisine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı, dava konusu yerin yapı kullanma izninin olmaması nedeniyle abonelik verilemediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu binanın iskan izninin alınmadığı dosya içeriği ile sabittir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. maddeleri hükmüne göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün değildir. Ne var ki; davadan önce yürürlüğe girmiş bulunan 26.7.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası kanunu ve Bazı Kanunlar da değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 25.maddesinde 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Ek Geçici 11. madde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğal gaz gibi alt yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin 2012/19158-28187
yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir. Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.”hükmü getirilmiştir.
Dayanılan maddi vakıalara bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime ait bir görevdir.Davacı, eldeki davada aboneliğin tesis edilmesini istemiş olup, yapı kullanma izin belgesi (iskan) olmadığından abonelik tesisi mümkün değilse de, “çoğun için de azı da vardır” kuralı uyarınca 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici Ek 11. maddesi uyarınca araştırma yapılması gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda elektrik tesisatının ilgili mevzuata uygun olduğu belirtilmiş ise de,bilirkişi raporunda taşınmazın elektrik tesisatının onaylı projesine uygun olup olmadığı tartışılmadığı gibi,binanın statik açıdan ruhsat ve eklerine uygun olup olmadığı ve kullanılmasında fen bakımından mahzur olmadığına dair bu hususta uzman bilirkişiler görevlendirilerek bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece 3194 sayılı yasının geçici 11. maddesi gereğince dava konusu binaya yol, su, telefon, kanalizasyon, doğal gaz gibi alt yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün tespiti halinde öncelikle taşınmazın inşasında ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilip getirilmediğine dair uzman bilirkişiler marifetiyle gerekli araştırma yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.