YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2213
KARAR NO : 2020/3665
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.12.2019 tarih ve 2018/563 E- 2019/545 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2020/193 E- 2020/218 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirketin sicil kaydının davalı … tarafından TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca re’sen terkin edildiğini, Akçaabat 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinde görülmekte olan davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla dava dışı şirketin ihyasına yönelik dava açmak üzere müvekkiline yetki ve süre verildiğini, dava dışı şirket hakkında derdest dava bulunmasına karşın TTK’nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrasına aykırı şekilde yapılan terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca, dava dışı şirketin ticaret sicil kaydının 21.06.2013 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiğini ve ihyasını talep etme hakkının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden silindiği ve Akçaabat 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi dosyasında taraf olduğu, yargılamanın sürdüğü, dava açma menfaatinin bulunduğu gerekçeleriyle şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket yönetim kurulu kurucu ortağının görevlendirilmesiyle kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, geçici 7. madde hükmü gereği terkin yapılamayacağının açıkça davalıya bildirildiği, ihyası istenen şirketin davalı tarafından 21/06/2013 tarihi itibariyle TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca re’sen terkin edildiği, TTK’nın geçici 7/2. maddesi uyarınca derdest dava veya icra takibi varken bu madde uyarınca terkin işlemi yapılamayacağı, terkin işlemi yapılmış ise ihya davası açmak için kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, terkin edilen şirketin davalı olarak yer aldığı dava nedeniyle yapılan terkin
işleminin hatalı olduğu, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle davacının ihya davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiyesiz terkin edilmiş olması nedeniyle TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.