YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1385
KARAR NO : 2013/6720
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili davalıların işleteni, sürücücü, malik ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların desteği… ile davacı …’in yaya olarak yolu karşıdan karşıya geçmek istedikleri sırada çarpması nedeniyle…’in vefat ettiğini, …’in ise yaralandığını belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak eş … için 200,00.-TL, çocuklar …,… için ayrı ayrı 100,00.-TL olmak üzere toplam 500,00.-TL destek tazminatı, 250,00.-TL cenaze gideri, 250,00.-TL … için bakım gideri (iki gözü görmediği için) toplam 1.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ayrıca … için eşinin vefatından dolayı 200.000,00.-TL, kendi yaralanması nedeniyle 10.000,00.-TL, çocukların her biri için 100.000,00.-TL olmak üzere toplam 510.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı … Bir. Es. San. Gıda Tem. Tek. Ür. San. Tic. A.Ş. vekili, kusurlarının bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Türk Sigorta A.Ş. vekili, davacılara 22.230,90.-TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı… Turz. Tic. ve San. A.Ş. vekili, aracın uzun süreli olarak Besaş A.Ş.’ye kiralandığını, işleten sıfatlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı… Turz. Tic. ve San. A.Ş. yönünden işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine, … için 63.914,03.-TL, Gamze için 8.390,11.-TL, Gizem için 13.103,54.-TL, Arım için 15.675,77.-TL olmak üzere toplam 101.083,45.-TL destek tazminatının tüm davalılardan sigorta şirketinden poliçe limitiyle, yapılan ödemeler düşüldükten sonra temerrüt tarihi olan 21.04.2009 tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren, ayrıca …,…,… için ayrı ayrı 9.000,00.-TL, … için 15.000,00.-TL olmak üzere toplam 42.000,00.-TL manevi tazminatın davalı …’ten olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve … dışındaki davacılar yönünden manevi tazminatın takdirinde BK’nın 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
BK’nın 41. maddesi uyarınca, gerek kasten, gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.
Somut olayda, davalı sürücünün tazminat sorumluluğu BK’nın 41. maddesinden, işletenin sorumluluğu ise KTK’nın 85. maddesinden kaynaklanmakta olup, işleten KTK’nın 86/I. maddesindeki kurtuluş beyyinesi ile sorumluluğunun bulunmadığını ispat edememiş olması bakımından davalılar BK’nın 51. maddesi (6098 sayılı TBK m. 61) uyarınca maddi ve manevi zarardan müteselsilen sorumludurlar.
Bu durumda mahkemece, davalı işleten … Bir. Es. San. Gıda Tem. Tek. Ür. San. Tic. A.Ş.’nin, davalı sürücü ile birlikte manevi tazminattan sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b- Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 388. maddesinde belirtilmiştir (6100 sayılı HMK m. 297). Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK’nın 389. maddelerinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK’nın 381. maddesinde de “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat miktarlarına hükmedilmiş ise de, bilirkişi raporunda davalı … şirketi tarafından yapılan ödemeler güncellemesi yapılarak zarar miktarından düşülmesinden sonra tazminat tutarı belirlenmiş olmasına karşın gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “davalı … Türk Sigorta A.Ş.’nin ödemeleri düşüldükten sonra” ibaresinin yazılarak hem mükerrer olarak zarardan indirime neden olunması, hem de infazda tereddüt doğuracak biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bunun yanında davacı … meydana gelen trafik kazasında kendisinin yaralanması ve eşinin vefatı nedeniyle
ayrı ayrı manevi tazminat talep etmiş olmasına karşın hangi talep yönünden ne kadar manevi tazminata hükmedildiği açıklanmaksızın infazda da tereddüt doğuracak biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
c-Davacı dava dilekçesiyle maddi tazminat talebini fazlaya dair haklarını saklı tutarak eş … için 200,00.-TL, çocukların her biri için 100,00.-TL olmak üzere toplam 500,00.-TL olarak davalılara karşı yöneltmiş, 29.04.2011 tarihli harçlandırmış olduğu ıslah dilekçesiyle de dava dilekçesinde her bir davacı yönünden talep ettiği miktarları mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarlarından düşerek talebini arttırmıştır. Buna göre mahkemece davacıların dava dilekçesiyle talep ettikleri miktarlar ve ıslah dilekçesiyle arttırmış olduğu miktarlar birlikte dikkate alınarak karar verilmesi yerine kararda yazılı olduğu şekilde ıslah dilekçesinin hatalı değerlendirilmesiyle eksik miktarda tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
d-Ayrıca davacı dava dilekçesiyle …’ın görme engelli olması ve bu anlamda eşinin bakımına muhtaç olması nedeniyle 250,00.-TL bakıcı giderlerine de hükmedilmesini talep etmiş olmasına karşın mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
3-Davalı … vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Vefat eden destek… Tezcan ölüm tarihinde 43 yaşında olup vefatından önce SGK’ya kayıtlı çalışan değildir. Davacılar destek…’in vefatından önce ev temizliği işi yaptığını ve günlük 50,00.-TL gelir sağladığını iddia etmiş, mahkemece, davacıların uğradığı zararın belirlenmesi için hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak davacının ev temizliği yaptığı, günlük 50,00.-TL ve aylık 1.500,00.-TL gelir elde ettiği kabul edilmiştir. Ancak, mahkemenin desteğin yaptığı işe yönelik kabulü yerinde ise de, destek…’in yaptığı iş, çalışma şekli ve geliri araştırılarak olağan hayat tecrübeleri dikkate alınarak yılın tamamında, her gün gelir elde edemeyeceği kabul edilerek belirlenecek gelir, esas alınmalı, gelirin kanıtlanamaması halinde asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b-Davalı vekilinin … lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz incelemesinin yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı …’ya geri verilmesine 9.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.