Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11035 E. 2020/5672 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11035
KARAR NO : 2020/5672
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 277 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı Sağlık Bakanlığı tarafından 1961 yılında … Devlet Hastanesi inşaatının yapıldığını, bu tarihten itibaren de idare tarafından kullanıldığını, kamulaştırma işlemi yapılmadığını, davacılar tarafından davalı aleyhine … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 10000 TL ecrimisile hükmedildiğinden bu kısmın mahsubu ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık 120000 TL ecrimisilin her yıl için aylık dönemler halinde hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; idarenin kötüniyetli olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; denetime elverişli ve açık bilirkişi raporu doğrultusunda ecrimisilin 870.363,85 TL olarak hesaplandığı, davanın bu hali ile sübut bulduğu ancak davacı vekiline 18.05.2016 tarihli celsede ıslah dilekçesini sunması için verilen 1 hafta kesin süreye rağmen bu süre geçtikten sonra 26.05.2016 tarihinde ıslah dilekçesinin sunulduğu anlaşıldığından ıslah yapılmamış gibi davaya devam edilmiş, dava dilekçesinde bildirilen 120.000,00 TL dava değerinden … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/337 Esas, 2013/12 Karar sayılı ilamı ile verilen 10.000,00 TL tazminat mahsup edildikten sonra kalan 110.000,00 TL ecrismisile hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 110.000,00 TL ecrimisil tazminatının dönem sonu olan 25.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/337 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; dava konusu taşınmaz ve taraflarının iş bu davanın tarafları ve dava konusu ile aynı olmakla birlikte davanın 29.06.2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıl için ecrimisil talebinde bulunulduğu, mahkemece davalının fuzuli şagil olduğunun kabulü ile davacı vekilinin 16.01.2013 havale tarihli dilekçesinde “dava dilekçesinde belirttiği 10000 TL ecrimisilin 11.05.2011 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ödettirilmesine karar verilmesini” talep etmesi üzerine talep edilen tarih aralığı için bilirkişilerce 11.551,66 TL hesap edildiği ancak taleple bağlı kalınarak 10000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak tapudaki payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verildiği, davalı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine 08.12.2014 tarihinde onandığı ve karara karşı karar düzeltme yoluna gidilmediğinden 28.01.2015 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Görüldüğü üzere önceki açılan davada 16.01.2013 tarihinde verilen dilekçe ile talep 11.05.2011-29.06.2011 tarihleri arasına ilişkin olup mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu tarihler aralığı için 11551,66 TL hesap edilmişse de taleple bağlı kalınarak 10000 TL ecrimisile hükmedilmiş ve kalan kısım için fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Eldeki davada ise 24.02.2010-24.02.2015 tarihleri arası için 5 yıllık ecrimisil talebinde bulunulmuştur. O halde Mahkemece önceki dava ile eldeki davada çakışan dönemler mevcut olduğundan ve önceki davada verilen hükümde fazlaya ilişkin hak saklı tutulduğundan çakışan dönem için iş bu davada yeniden hesaplama yapılmadan önceki davada hükmedilen ve kesinleşen 10000 TL’lik kısım mahsup edilmek suretiyle saklı tutulan miktar nazara alınarak sonraki dönem için ecrimisil hesabı yapılması gerekmektedir.
3. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. O halde çakışmayan ve talep edilen dönemler için ise ilk dönem için rayiç bedel belirlenip sonraki ilerleyen yıllara ÜFE artış oranı yansıtılarak ecrimisil belirlemesi yapılması gerekirken tam tersi yol izlenerek 2015 yılı için aylık kira belirlenmek suretiyle hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda açıklanan ilkeler ve çakışan döneme ilişkin yapılan açıklamalar doğrultusunda usuli müktesep hak gözetilmek suretiyle bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesidir.
SONUÇ:Yukarıda 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.