Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/9267 E. 2013/10345 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9267
KARAR NO : 2013/10345
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ….Köyü 682 ve 689 parsel sayılı taşınmazların, nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olduğundan 2009 yılında yapılan yenileme çalışmalarında davalı … adına zilyetlik şerhi verilerek Hazine adına tescil edildiğini, ancak 2001 yılından itibaren davacı şirketin zilyet olduğu iddiasıyla davacının zilyetliğinin tesbitine ve tapu kaydının beyanlar hanesinin iptal edilerek davacının zilyet olduğunun şerh verilmesi talebiyle sulh hukuk mahkemesine dava açmıştır.
Sulh hukuk mahkemesi, davanın malvarlığına ilişkin olduğu gerekçesiyle H.M.K.’nun 2. maddesi gereğince görevsizlik kararı vererek dosyayı Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi de, davanın zilyetliğin korunmasına ilişkin olduğundan H.M.K.’nun 4/1-c maddesi gereğince karşı görevsizlik kararı vermiş, hüküm davalı … vekili tarafından vekâlet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın zilyetliğin korunmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu nedeniyle karşı görevsizlik kararı vermiş ise de, taraflar arasındaki dava, orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde, fiilî kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığının belirlenmesi amacıyla 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan kadastro çalışmasına itiraza ilişkin olduğu, bu çalışmanın 2009 yılında yapıldığı ve 23.02.2010 tarih 2090 yevmiye numara ile davalı gerçek kişinin kullanıcı olarak tapu kayıtlarının beyanlar hanesine şerh verildiğinin anlaşılmasına göre 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi uyarınca 10 yıl içinde açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemenin genel mahkemeler olduğu, 6100 sayılı Kanunun 2. madesi uyarınca da davada, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, verilen karşı görevsizlik kararı usûl ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin 03.08.2012 gün ve 2012/286-431 sayılı kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.