YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/287
KARAR NO : 2020/4345
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2015 gün ve 2014/1318 – 2015/324 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.09.2018 gün ve 2016/12148 – 2018/5756 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1965 yılından beri sözlü anlaşmalarına istinaden davalıların Türkiye’ de mümessilliğini yaptığını, 11 Aralık 1984′ te ise davalının imal ettiği makineleri Türkiye’de satışını gerçekleştirmek üzere münhasır acentelik sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalıların anlaşmayı takip eden tarihlerde müvekkilini devre dışı bırakarak ve müvekkiline bilgi vermeksizin Türkiye piyasasına doğrudan satış yaptıklarını, yapılan satış miktarını öğrenmek için 3 Temmuz 2006 tarihinde ihtar gönderdiklerini ancak sonuçsuz kaldığını, komisyon alacağı için Türk Mahkemelerinde İtalyan Yasası’na göre dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 EURO alacağın müvekkilinin komisyona hak kazandığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, 07.12.2009 tarihli dilekçesi ile Türk Hukukunun uygulanmasını istemiş, 12.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 1.201.898,17 TL alacağın temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.