Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/6943 E. 2013/10894 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6943
KARAR NO : 2013/10894
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Kadastro Mahkemesinde açmış olduğu davada … Köyü içinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen derenin bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve halen orman vasfını koruduğunu, kadastro çalışmaları sırasında kesinleşen orman sınırlarına uyulmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 174 ada içinde yer alan ve fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1807.01 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 702.26 m2 yüzölçümündeki derelerin orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1978 yılında seri bazda orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulamaları yapılmış, sonuçları 14/06/1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Kadastro mahkemesi uyuşmazlığın çözümünde kendisini görevli görerek işin esası hakkında hüküm kurmuş ise de çekişmeli yerin yörede 2005 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan genel kadastroda dere olarak tespit dışı bırakılarak paftasına işlendiği, taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Yörede yapılan orman kadastrosu da tespit tarihinden önce kesinleşmiş bulunmaktadır. Mahkemece 3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesi ve H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20/909 – 891 sayılı kararında kabul edilen ilke gözönünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmemiştir. Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Davanın esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 28/11/2013 gününde oy birliği ile kabul edildi.