Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/2730 E. 2012/3580 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2730
KARAR NO : 2012/3580
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
İcra takibi Nurdağı Asliye Hukuk mahkemesinin 07.02.1995 tarih 1994/146 E- 1995/13 sayılı itirazın iptali, tazminat ilamına dayalı olarak başlatılmıştır. İlamda yer verilen 5.981 TL icra inkar tazminatı ve faizi talep olunmuştur.
Borçlu Belediye Başkanlığı ilamın zamanaşımına uğradığı iddiası yanında faize itirazını ve diğer itiraz nedenleri bildirerek icra mahkemesinden takibin iptalini istemiş, mahkemece istem HUMK.nun 120/2.maddesi gereği ilam dayanağı dosyanın getirtilmesi için gerekli masraf yönünden verilen kesin mehile riayet edilmediğinden reddedilmiştir.
İİK.nun 40.maddesinin 1.fıkrasında “bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ilamın takibe konulmasından sonra Yargıtay’ca bozulma hali içindir. İlam takip başlatılmadan önce bozulmuş ise bozma ile hükmün bütün neticeleri ortadan kalkacağından bu ilam takip konusu yapılamaz, icradan infaz istenemez (Baki Kuru El kitabı sayfa 783).
İİK.nun 18/3.maddesine göre; aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinden açıklama alınmasına veya duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder. Duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. HMK.ya göre daha özel bir yasa olan ve öncelikle uygulanması gereken İİK.nun belirtilen hükmünden de anlaşılacağı üzere icra mahkemesi tarafların bildirecekleri delillerle bağlı olmayıp icra dairesinden alacağı açıklama veya takip dayanağı ilamın ait olduğu mahkemeden alınabilecek şerhlerle de sonuca ulaşabilir.
Somut olayda dayanak ilamı veren Nurdağı Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2011 tarihli icra mahkemesine hitaben gönderilen cevabi yazısında “sorulmakta olan mahkememizin 1994/146 E 1995/13 K sayılı kararı Yargıtay incelemesi sonucu bozulmuş ve bozma ilamı sonrası yeniden yargılamaya devam olunarak dosya 1996/89 E sırasına kaydedilerek yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen bu karar da kesinleşmemiştir” şeklinde açıklama mevcuttur. Dosyada bulunan bu yazı değerlendirildiğinde alacaklının takibi başlattığı 21.07.2011 tarihinde takipte dayanılan 07.02.1995 tarihli ilamın bozulmuş olduğu ve ilamın bozulduktan sonra takip konusu yapıldığı bir başka incelemeyi gerektirmeyecek kadar açıktır.
Bu durumda mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken mahkeme dosyasının celbi için gerekli masraf yatırılmadığından bahisle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.