Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17246 E. 2020/12280 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17246
KARAR NO : 2020/12280
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işveren bünyesinde mağaza müdürü olarak çalışmış olan davacıdan, kaybolan bir miktar para için savunma istendiğini, davacının savunmasında durumu anlatmış olmasına rağmen davacıya 02.03.2013 tarihine kadar kaybettiği parayı geri vermesi konusunda önel verdiğini, davacının değinilen gün geldiğinde parayı dolmuşta düşürdüğünü hiçbir biçimde iddia olunduğu üzere parayı zimmetine geçirmediğini ancak doğan güvensizlik ortamında çalışmasının olanaklı olmadığını haklarının ödenmesi durumunda işten ayrılabileceğini işverene bildirdiğini, ancak talebinin kabul görmediğini, bunun üzerine iş akdinin davacı tarafından 4857 Sayılı Kanunun 24. maddesinin tanıdığı olanaktan yararlanarak haklı nedenle sona erdirildiğini beyanla kıdem tazminatı , yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanunun 25. maddesindeki işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması nedeniyle feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,

2- Davacı işçinin üst düzey yönetici olup olmadığı ve fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz.
Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici var ise, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlemesi söz konusu olmayacağından, kanunda öngörülen çalışma saatlerini aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.
Bu bakımdan yönetici olarak çalışan işçiye başkaca bir amir,şirketin yöneticisi,yönetim kurulu üyesi vb. tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediği belirlenmelidir.
Somut olayda; mahkemece, davacının mağaza müdürü olarak, üst düzey yönetici konumunda çalıştığından görev ve sorumluluklarının gerektiği ücretin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı, yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yönetici davacıya işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmediği tüm dosya kapsamına göre anlaşıldığı, görevini gereği gibi yerine getirmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği yönünde kabul gören içtihatlar dikkate alınarak davacının fazla mesai ücreti alacağı bulunmadığı gerekçeleriyle fazla çalışma alacak isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, söz konusu kabul dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Şöyle ki; dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı, davalı şirkete ait mağaza işyerinde, müdür olarak davalı işveren limited şirkete ve şirket yöneticilerine bağlı şekilde çalışmıştır. Yine tanık anlatımlarına göre davacı, diğer çalışanlarla birlikte ve belirli mesai saatleri içinde çalışmıştır. Bu durumda mesaisini kendisinin belirlediği söylenemez. Davacı mesaisini kendisi belirleyen üst düzey yönetici konumunda olmadığından Mahkemece dosyadaki mevcut delillere göre davacının fazla çalışma alacağı olup olmadığı belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile söz konusu talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.