YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6613
KARAR NO : 2020/12506
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraflarca temyiz edildiği, davalı tarafın duruşmalı temyizi üzerine yapılan duruşma sonrası Dairemizin 18.02.2020 tarih, 2016/34036 esas, 2020/2430 karar sayılı ilamı ile dava dilekçesindeki işe girerken alınan teminat senedinin iptaline ilişkin talep bakımından olumlu olumsuz karar verilmemesi ile davacının temerrüt ihtarına konu talepleri dikkate alınarak kıdem tazminatı dışındaki taleplere faizlerin başlangıç tarihinin buna göre belirlenmesi gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 20.03.2020 tarihli dilekçesi ile, bozma kararındaki duruşmalı temyiz incelemesine davacı vekilinin katıldığı, kararın temyiz sebepleri yönünden bozulduğunu, davalı yararına değil davacı yararına duruşma avukatlık parasına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararındaki maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara Mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönmesi mümkündür.
Mahkemece verilen kararın tarafların temyizi yönünden bozulduğu ve taraf vekillerinin duruşmada hazır bulunduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı taraf yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli iken sadece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, Dairemizin 18.02.2020 tarih, 2016/34036 esas, 2020/2430 karar sayılı bozma ilamının bu yönden maddi hataya dayandığı anlaşıldığından tümü ile ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde yurt içi tır şoförü olarak çalışırken yaş hariç emeklilik koşullarını taşıması nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yakıt kesintisi, hafta tatili, bir kısım aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, işverence alınan teminat senedinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 12.07.2006-02.10.2013 tarihleri arasında yurt içi tır şoförü olarak asgari ücretle çalıştığını, 19-20-21.09.2013 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe devam etmediğini, iş sözleşmesinin bu nedenle müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini, 1972 doğumlu ve henüz 41 yaşında olan davacının 1475 Sayılı Yasanın kendisine tanıdığı hakkı kötüye kullanarak haksız şekilde kıdem tazminatı almaya çalıştığını, taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrası ( 5 ) numaralı bendi uyarınca on beş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için 25.10.2010 tarihli dilekçesi ile işyerinden ayrıldığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu diğer taleplerin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının dava dilekçesinde işe girerken alınan teminat senedinin iptaline ilişkin talebi hakkında kararın hüküm kısmında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi HMK.nın 297/2. maddesine aykırıdır. Anılan Kanun hükmüne göre davaya konu tüm talepler hakkında açık ve net şekilde hüküm kurulmalıdır.
3-Davacının temerrüt ihtarı ve temerrüt ihtarına konu talepleri dikkate alınarak kıdem tazminatı dışındaki taleplere işleyecek faizlerin başlangıç tarihlerinin buna göre belirlenmesi gerekirken temerrüt ihtarı göz ardı edilerek dava ve ıslah tarihlerine göre faize hükmedilmesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen 2.540.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.