Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5469 E. 2020/5673 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5469
KARAR NO : 2020/5673
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 277 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı Sağlık Bakanlığı tarafından 1961 yılında … Devlet Hastanesi inşaatının yapıldığını, bu tarihten itibaren de idare tarafından kullanıldığını, kamulaştırma işlemi yapılmadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık 100000 TL ecrimisilin her yıl için aylık dönemler halinde hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; idarenin kötüniyetli olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/312 Esas sayılı dosyasında aynı konuya ilişkin yargılama yapıldığı ve idare kötü niyetli olmadığından ve bu nedenle ecrimisile hükmedilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla aynı konuda yapılmış bir yargılama ve kesinleşmiş bir karar bulunduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/312 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; taraflar ve dava konusu taşınmaz iş bu davanın tarafları ve dava konusu ile aynı olmakla birlikte davanın 20.06.2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıl için ecrimisil talebinde bulunulduğu, Mahkemece rızanın bulunduğundan bahisle davalı idarenin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacılarca karar temyiz edilmişse de süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine yerel mahkeme kararının 11.09.2012 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Eldeki dava ise 24.02.2015 tarihinde açılmış olup dava tarihinden geriye dönük 5 yıl için ecrimisil talebinde bulunulmuştur. Görüldüğü üzere ilk açılan davada talep edilen dönemler 20.06.2006- 20.06.2011 tarihleri arası için iken eldeki davada 24.02.2010-24.02.2015 tarihleri arası içindir. Çakışan bir kısım dönemler dışında ilk açılan davanın eldeki dava için kesin hüküm teşkil ettiğinden bahsedilemez. Ayrıca … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/312 Esas sayılı kesinleşen davada; rıza tarif edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmişse de açılan ilk dava ile eldeki dava için rızanın ortadan kalktığının kabulü gerekmektedir. O halde; Mahkemece önceki davadaki çakışan ve kesinleşen dönemler sonrası talep edilen dönemlere ilişkin usulüne uygun ecrimisil hesabı yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde dava şartı yokluğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.