Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/429 E. 2020/4402 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/429
KARAR NO : 2020/4402
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.09.2019 tarih ve 2019/334-2019/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tanınmış “KESKİNOĞLU” ibareli ve esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “KESKİNKAYA” ibaresini 29. sınıftaki bir kısım emtialar yönünden marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2015/12224 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK YİDK tarafından 2016-M-2491 sayılı karar ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK’nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının itiraza mesnet markalarının esaslı unsurunun “KESKİNOĞLU” ibaresinden, davalının marka başvurusunun ise “KESKİNKAYA” ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “KESKİN” ibaresi yalın ve ek almış haliyle yoğun kullanılan bir kelime olması sebebiyle ayırt ediciliği zayıf bir ibare olup, ayırt ediciliği sağlayan unsurların “KAYA” VE “OĞLU” ibareleri olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında bütünsel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.