YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18268
KARAR NO : 2012/29000
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,…İlçesi, …Mahallesi 46826 ada 3 parsel 5.blok 20 no.lu bağımsız bölümde bulunan meskenine su abonesi olabilmek için 3.000 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini,bu bedelden sorumlu olmadığının veya ne miktarda sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı kuruma kanal katılım ve şebeke hissesi bedeli olarak 2.056,82 TL bedelden sorumlu olduğunun,bu miktarı aşan kısmından sorumlu olmadığının tespitine,belirtilen bedelin ödenmesi halinde taraflar arasında su aboneliği sözleşmesinin kurulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan .gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Davacı su abonesi olabilmek için kendisinden 3.000,00 TL. kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek bu bedelin azaltılarak abone yapılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. İnşaat mühendisi Kubilay Tatar ve hukukçu Serpil Ejder’in düzenlediği bilirkişi raporu ile, davacının 2.056,81 TL kanal katılım ve şebeke bedeli ödemesi gerektiği belirlenmiş, mahkemece bu miktar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa aynı ada parselde yer alan başka bir yerle ilgili olarak Dairemizin 2012/ 19455 esas sayılı dosyasında mimar Sümer Demir’in düzenlediği rapora göre davacının 676,42 TL ödemesi gerektiği belirlenmiştir. O halde mahkemece bilirkişi raporları arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı, davacının ödemesi gereken miktarın tespiti hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.