YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5194
KARAR NO : 2020/2630
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/10/2015 gün ve 2010/484 – 2015/846 sayılı kararı bozan Daire’nin 29/05/2018 gün ve 2016/10577 – 2018/4029 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 5 yıl süreli distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca Kütahya bölgesinde pazarlama ve dağıtım işini üstlendiğini, davalıya satış, dağıtım ve pazarlama bedeli olarak 50.000,00 USD ödendiğini ve bayilerin oluşturularak davalı şirkete ait mamullerin satış, dağıtım, pazarlama ve reklamının yapıldığını, ancak davalının sözleşmeden doğan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkil şirketin distribütörlüğünü üstlendiği bölgede, bu distribütörlüğe bağlı olmayan, ancak davalı şirket tarafından yetki verilen yeni ve bağımsız bayilikler verilerek davalı şirketin ürün ve hizmetlerinin satış, dağıtım ve pazarlamasının yapıldığını, müvekkilinin müşteri portföyünün düşmesine neden olunduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin servis hizmeti, satış desteği verme edimlerini yerine getirmediğini, davalının komisyon ücretlerini tek taraflı değiştirdiğini, bu nedenle müvekkili açısından sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile sözleşmenin münfesih konumda olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 USD ürün ve hizmetlerin satış, dağıtım ve pazarlama hakkı bedeli, 1.000 TL komisyon bedeli, 1.000 TL yatırım ve reklam giderleri bedeli, 1.000 TL demirbaş giderleri bedeli, 1.000 TL mahrum kalınan kâr bedeli, 1.000 TL bayi zarar bedeli ve 1.000 TL portföy tazminatı bedeline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.