YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9441
KARAR NO : 2020/9480
KARAR TARİHİ : 13.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan sanık … hakkında … ve…’ya karşı “Hakaret” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşıldığından, katılan sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Katılan sanık … hakkında …’ye karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edildikten sonra bu cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de ;
b) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3)Katılan sanık … hakkında …’ya karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanığın üzerine atılı, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, sanık savunmasının talimat yoluyla (Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesince) tespiti suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de ;
b) Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesi ve hüküm kurulurken TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması karşısında, TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddelerine göre belirlenen ceza miktarının “5 yıl hapis cezası”nın altında kalması halinde sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, TCK’nin 87/1-son maddesinin tatbiki ile sanık hakkında “5 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek, sanık hakkında TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının aynı Kanun’un 87/1-d bendi gereği bir kat artırımı ile hükmedilmesi gereken ceza miktarının “2 yıl 12 ay” hapis cezası yerine “3 yıl” hapis cezası olarak tespiti,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. fıkrasındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Katılan sanık … hakkında …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanığın eylemi neticesinde katılan sanık …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak… Devlet Hastanesinde görevli Ortopedi Uzmanı tarafından tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 26/10/2015 tarihli adli muayene raporunda, “Uzuvlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olur” ifadesine yer verilmesi karşısında; adli tıp kriterleri ve Dairemizin yerleşik uygulamalarında kabul edildiği üzere, “duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olan yaralama”ya ilişkin muayenenin olay tarihinin üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra yapılması ve buna göre rapor tanzimi gerektiği gözetilmeden, olay tarihinin üzerinden yaklaşık olarak 4 ay geçtikten sonra düzenlenen rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla; katılan sanık …’in, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, yapılacak muayenesini müteakip meydana gelen yaralanmasının organ işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususu da saptanarak, 5237 sayılı TCK’nin 87. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora istinaden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesi ve hüküm kurulurken TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması karşısında, TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-a maddelerine göre belirlenen ceza miktarının “5 yıl hapis cezası”nın altında kalması halinde sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, TCK’nin 87/1-son maddesinin tatbiki ile sanık hakkında “5 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek, sanık hakkında TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının aynı Kanun’un 87/1-a bendi gereği bir kat artırımı ile hükmedilmesi gereken ceza miktarının “2 yıl 12 ay” hapis cezası yerine “3 yıl” hapis cezası olarak tespiti,
d)Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre; katılan sanık …’in, …’nin ev dışında olduğu bir vakitte… ve …’nın birlikte yaşadıkları eve giderek, …’yı karın bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, sesleri duyarak eve çıkan …’nin … ile merdivenlerde karşılaştığı ve burada kendisinin de… tarafından bıçakla basit şekilde yaralandığı, eve girince de…’yı kanlar içinde yerde yatarken görmesi üzerine tek kırma tabir edilen av tüfeğini alarak …’in arkasından gidip ona bacak bögelerinden yaraladığı olayda, katılan tarafından sanığa yöneltilmiş ve haksızlık içeriğini haiz eylemler ile meydana gelen hiddet veya şiddetli elemin etkisi ile TCK’nin 3. maddesinde yer alan “orantılılık ilkesi” de nazara alınarak, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 29. maddesi gereği makul bir oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, (¼) oranında indirim uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. fıkrasındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.