Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5872 E. 2013/7660 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5872
KARAR NO : 2013/7660
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı aracın dava dışı sürücüsü idaresinde meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını belirterek 17.500,00.-TL hasar bedelinin ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığını ve sigorta poliçesi gereğince teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddiyle 11.000,00.-TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 27.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Anayasa’nın 48. maddesinde “herkesin sözleşme hürriyetine sahip olduğu” ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde “bir akdin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabileceği, kanunun kati suretle emreylediği hukuki kaidelere veya kanuna muhalefet
ahlaka (adaba) veya umumi intizama yahut şahsi hükümlere müteallik haklara mugayir bulunmadıkça iki tarafın yaptıkları mukavelelerin muteber bulunduğu” öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere hukuk sistemimizde emredici hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade hürriyeti ve akit serbestisi sınırları içerisinde tarafların diledikleri gibi sözleşme yapabilmeleri mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinin 2. sayfasında “Kullanım Şekli İstisnası” başlıklı maddesinde “sürücü kursu aracı, taksi veya dolmuş olarak işletilen veya kullanılan, ayrıca günlük veya kısa yahut uzun süreli olarak kiralanan araçlarda meydana gelen yangın ve çalınma dahil tüm hasarlar aksi açıkça kararlaştırılmış ve gereken ek prim de ödenmiş olmadıkça sigorta teminatının dışındadır” hükmü ile aracın kullanım tarzı kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki özel şart 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1264. maddesinde sayılan emredici kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi TTK. 1266/son ve 1281/2 maddesi hükümlerine uygun bulunmaktadır.
Bu durumda tespit edilmesi gereken husus davalı … şirketi tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alınan davacının işleteni olduğu aracın kiralık araç olarak kullanılıp kullanılmadığıdır. Özel şarta aykırı olarak aracın kiralık olarak kullanımının belirlenmesi halinde hasarın teminat dışında olduğunun kabulü gerekecektir.
Davalı … vekili, aracın “kiralık” olarak kullanıldığını bu nedenle rizikonun teminat dışında kaldığını ileri sürmüştür. Davalı ise aracın sürücüsü …’a aracın kiralanmadığını, davacı şirketin özel işi sebebiyle Hasan’ın kullanımı sırasında hasarlandığını iddia etmiştir. Aracın sürücüsünün SGK kayıtlarından davacının çalışanı olmadığı ve ayrıca davacının araç kiralama işletmesinin bulunduğu tarafların kabulündedir.
Davacı şirkete ait aracın olay tarihinde dava dışı …’a kiralanıp kiralanmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkeme kararında, aracın kiralık olarak kullanıldığının ispat edilemediği kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de davalının delilleri arasında gösterdiği davacının defterleri incelenmediği gibi davacının tanık olarak dinlenilmesini istediği dava dışı sürücü … dinlenilmemiştir.
Bu durumda mahkemece dava dışı sürücü …’ın usule uygun olarak dinlenilmesi, daha sonra konusunda uzman bilirkişi marifetiyle davacı şirketin ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak taraflar arasında kazaya karışan araçla ilgili araç kiralama sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, aracın kira sözleşmesi gereği dava dışı …’a teslim edilip edilmediği, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği hususlarında rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bozma gerekçesine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.