YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5856
KARAR NO : 2013/7978
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekil, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın refüjdeki çimlerin sulanması sırasında yolun kayganlaşması üzerine 02.06.2010 tarihinde savrularak bariyerlere çarptığını ve hasar gördüğünü, 13.800,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı kurumun %50 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerek, 6.900,00 TL’nin 15/09/2010 ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının sigortalısının tam kusurlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanan özel hukuk ilişkisine dayalı olması nedeniyle görev itirazının reddedildiği, davalının sulama yaparken suların yola yayılmasını engelleyecek önlemleri almadığı, yeterli ve etkin uyarı levhaları ile işaretleme yapmadığından %50 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gerçek zararının 13.800 TL olduğu gerekçesiyle 6.900 TL’nin 15/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Belediyeler kamu tüzel kişileri olup, görmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan
kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen her aşamada dikkate alınabilir.
Somut olayda, davalı … aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle, dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru değildir.
2)Bozma neden ve şekline göre, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/05/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.