YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1037
KARAR NO : 2020/3206
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2016 gün ve 2014/2519 – 2016/1014 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/10/2018 gün ve 2017/581 – 2018/5889 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Şubesi Kredi Tahsis Komisyonu’nda görev yapan davalıların Taşdemirler Ltd. Şti. ve Sunkap Ltd. Şti.’ye yeterli teminat almaksızın usulsüz biçimde kredi kullandırdıklarını, kredilerin geri ödenmesi için yapılan icra takiplerinin de sonuçsuz kaldığını, kredi alacağının tahsil edilememesine davalıların usulsüz işlem yapmalarının neden olduğunu ileri sürerek, 408.603,00 TL’nin dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile diğer davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 10 yıllık zamanaşımı süresinin fiilin işlendiği tarihten başlayacağı, davalılar yönünden fiilin işlendiği tarihin kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, Taşdemirler Ltd. Şti. ile imzalanan 09.12.1998 sözleşme tarihinde, Sunkap Ltd. Şti. ile imzalanan 07.01.1999 ve 25.01.1999 sözleşme tarihlerinde fiilin işlendiği, davalılar yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihlerden itibaren başladığı, aksi halde krediyi kullanan şirketlerin kredi geri ödemelerini aksatmaları üzerine haklarında 10.03.2000 tarihinde 2 ayrı icra takibinin başlatılmış olması nedeni ile bankanın kredi tahsis komisyonunda görevli olan davalılar yönünden usulsüz işlem yapma fiilini işlediklerinin bu tarihte öğrenilmiş sayılması gerektiği, bu da kabul edilmez ise teftiş kurulu’nun 30.01.2001 tarihli raporu ile davalıların usulsüz işlem yaparak banka zararına neden olduklarının belirlendiği bu tarihin fiilin işlendiği tarih kabul edilmesi gerektiği, kredi sözleşmelerinin imzalandığı 09.12.1998, 07.01.1999 ve 25.01.1999 tarihleri, icra takiplerinin başlatıldığı 10.03.2000 ve teftiş kurulu’nun kararının verildiği 30.01.2001 tarihleri dikkate alındığında herbir tarih yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarihte tamamlandığı, davacı banka yönetim kurulunun 04.12.2014 tarihli sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararının genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl içerisinde verilmediği için davacı alacağı yönünden zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.