YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3776
KARAR NO : 2020/9098
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
Müessir fiil suçundan sanık …’in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’nun 4. maddeleri uyarınca 792,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2011 tarihli ve 2010/28 Esas, 2011/75 Karar sayılı kararının 22.03.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 22.02.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 792,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/324 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.02.2020 tarihli ve 2019/17917 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2020/22845 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığa atılı müessir fiil eyleminin suç tarihinin 20.03.2005 olduğu, söz konusu suçun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanık hakkında verilen 14.03.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.03.2011 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 22.02.2014 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi karşısında önceki hükmün açıklanmasının gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 26.02.2019 itibari ile dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/324 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.