YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27504
KARAR NO : 2020/11906
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 19.10.2011-24.6.2014 tarihleri arasında öğretmen olarak çalıştığını, haklı bir neden olmaksızın işverence işten çıkartıldığını, ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde, özetle, davacı işçinin, davalı işverene ait işyerinde 19.10.2012 tarihinde çalışmaya başladığını; davacı-karşı davalı tarafça hizmet süresine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi’nde 2014/680 E. sayılı dava açıldığını, bu davanın, bekletici mesele yapılması gerektiğini; davacı-karşı davalı işçinin, yeni yıl için yapılan ücret artışını beğenmeyerek iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini, feshin haksız olduğunu, davacı işçinin fazla çalışma yapmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini, yıllık izin haklarının kullandırıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi’nin, işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen 2015/322 Esas sayılı dava dosyasına ibraz edilen dava dilekçesinde, davalı-karşı davacı vekili davacı-karşı davalı işçinin, davalı işverene ait işyerinde 19.10.2012-17.7.2014 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığını; yeni yıl için yapılan ücret artış teklifini kabul etmeyerek iş sözleşmesini feshettiğini, ihbar tazminatının davacı-karşı davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak işbu davanın kısmen kabulüne, işbu dava dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi’nin 2015/322 esas sayılı davalı – karşı davacı işverence açılmış bulunan ihbar tazminatı talepli davanın ise subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Hukuk mahkemesi kendisine açılmış olan bir davayı bütün yönleriyle inceleyip karara bağlamakla yükümlüdür.
Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur.
Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Somut olayda, davacı-karşı davalı tarafça açılan hizmet tespitine ilişkin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2014/680 esasına kayıtlı dava dosyasında verilecek karar bu davanın sonucunu da etkileyeceğinden ve her iki dava arasında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından; İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2014/680 esasına kayıtlı hizmet tespiti davası sonuçlanıp kesinleşene kadar mahkemece, bekletici mesele yapılmalı; söz konusu dava kesinleştikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak davacı-karşı davalının işbu dava talepleriyle ilgili sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesine göre; “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.”
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Özlük hakları ve sorumluluklar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı olarak yapılır. Mazeretleri nedeniyle kurumdan ayrılan öğretmen ve öğreticilerin yerine alınacak olanlar ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabilir.”
Her iki yasal düzenleme çerçevesinde değerlendirme yapılacak olursa, 5580 sayılı Kanuna göre yapılan iş sözleşmelerinin, kanun gereği belirli süreli olduğu, yani İş Kanunu’nda öngörülen “objektif sebep” unsurunun baştan itibaren mevcut olduğu kabul edilmelidir. Anılan Kanun kapsamındaki sözleşmelerin birden fazla yenilenmesi halinde ise, yine kanundan doğan bir esaslı nedenin bulunduğu değerlendirilerek, sözleşmenin belirli süreli olma özelliğini koruyacağı ifade edilmelidir.
Nitekim, 5580 sayılı Kanun kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 esas – 2018/2 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında “5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi bu yenilenmenin yasadan kaynaklandığı ve sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olma özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermekte olup, somut uyuşmazlığın İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde ele alınması yasal bir zorunluluktur.
Kabule göre de, davacı-karşı davalının 5580 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki iş sözleşmesi Kanun gereği belirli süreli olduğundan, davacı-karşı davalı lehine ihbar tazminatının hüküm altına alınması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığını, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.