Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/3364 E. 2020/8318 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3364
KARAR NO : 2020/8318
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında zimmet suçundan beraatlerine, Özel belgede sahtecilik suçundan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müştekiler … ve vekili ile … ve … vekillerinin temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu, sanıklara atılı zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen müştekilerin açılan davaya katılmaya ve hükmü temyize hakları bulunmadığından, müştekiler … ve vekili ile … ve … vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanıklar … ve … müdafiileri ile müşteki Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık …’nın Akbank …. Sanayi Şubesi müdürü, sanık …’nın da aynı şubede kredi işlemlerinden sorumlu şirket müşterileri yönetici yardımcısı olarak görev yaptıkları, ticaret ile uğraşan ve aynı zamanda müşteki bankada hesabı bulunan diğer sanık …’un 25.02.2005 tarihli ve 150.000,00 TL limitli, yine 13.04.2005 tarihli ve 100.000,00 TL limitli genel kredi taahhütnameleri kapsamında kredi talebinde bulunduğu, banka mudileri …, … ve …’in söz konusu genel kredi taahhütnamelerine “müşterek borçlu müteselsil kefiller” bölümüne kefil sıfatı ile imza attıkları, daha sonra sanık … tarafından hazırlanan ve banka müdürü sanık … tarafından onaylanan, 2005 ila 2007 yılları arasında çekilen, kredilerin takibe düşmesi üzerine adı geçen banka mudilerinin kefil olarak imza atmadıklarını ifade ederek şikayetçi oldukları, yapılan soruşturma sonucunda ise sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan 19.11.2012 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, ardından Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.09.2013 tarihli kararı ile sanıkların eylemi banka zimmeti ve özel belgede sahtecilik suçu kapsamında değerlendirilerek görevsizlik kararı ile dosyanın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve anılan mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, banka zimmeti suçundan ise sanıkların beraatlerine kararı verildiği cihetle, sanıkların eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160. maddesi kapsamında zimmet suçunu oluşturduğu ve zimmet eylemlerini gerçekleştirirken, sahte belge tanzim etme fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek;
5411 sayılı Yasanın 162/1. madde ve fıkrasına göre bu suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması bankanın veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yazılı başvuru şartına bağlı olup, bu hususun muhakeme şartı olması ve müşteki bankanın kamu davasına katılmayacağına ilişkin 30.01.2013 tarihli dilekçesi ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 14.11.2013 tarihli tebligatla kamu davasından haberdar edilmesine rağmen şikayet haklarını kullanmaması karşısında, sanıklar hakkında açılan davada şikayet olmadığı gözetilerek muhakeme şartının gerçekleşmediği nazara alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının ve BDDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.