Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5153 E. 2020/3708 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5153
KARAR NO : 2020/3708
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.05.2018 tarih ve 2017/928-2018/385 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ağrı ilinde seyyar kestanecilik işi ile uğraştığını, bu amaç ile …isimli kişiden kilosunu 7.00 TL’den satın aldığı kestanelerin Alaplı Aras Kargo’ya taşınması için teslim edildiğini, 18.09.2008 günü gönderilen kestanenin 45 kg’nın eksik teslim edildiğini, ayrıca 25.09.2008 tarihinde gönderilen 500 kg kestanenin süresinde teslim edilmediğini, yirmi gün sonra bulunan malın tamamen bozulmuş olduğundan müvekkilinin malı almaktan kaçındığını, müvekkilinin 545 kilogram kestaneyi 3.815,00 TL’ye satın aldığını, pişirerek sattığında piyasada kilosunun 25.00 TL olduğunu, yoksun kaldığı kârın yaklaşık 10.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.815,00 TL kestane bedeli ile 10.000,00 TL yoksun kaldığı kârın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirket ile sözleşmesi veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını, kestanelerin bozulması olayında müvekkil şirkete husumet yöneltilebilecek kişinin kargonun göndericisi olan …isimli şahıs olduğunu, bu şahıs ile müvekkilinin anlaştığını, zararın giderildiğini ve gayrı kabili rücu ibraname imzalatıldığını, davacının taleplerinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, davacının ticari ilişkide olduğu ve müvekkil şirketten zararını tahsil ederek ibralaşan …’nin olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafın taşınan malın kısa sürede bozulacak olan kestane olduğunu bildiğinin ispatlanamadığı, dolayısıyla taşıyıcının ağır kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği, ancak davacıya ilk mal tesliminin 45 kg eksik yapıldığı ve ikinci teslimde ise 495 kg malın geç teslimden ötürü imha edilmesi gerekecek şekilde bozulup, maddi değeri kalmadığı ve davacı tarafça kargo şirketinde bırakıldığının delil tespiti dosyasında sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacının yoksun kalınan kâr olarak talep ettiği 10.000,00 TL’nin reddine, talep tarihindeki kilogram toptan satış fiyatı olan 3,21 TL üzerinden hesap edilerek, ilk taşımada 45kg olarak eksik teslim edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin malın alıcının eline eksik olarak geçtiği tarih 22.09.2008 olsa da, taleple bağlı kalınarak 25.09.2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte, ikinci parti taşımada ise geç teslimden ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL yaş kestane bedelinin delil tespiti tarihi olan 13.10.2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.