Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/18949 E. 2020/6612 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18949
KARAR NO : 2020/6612
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/06/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 1017 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim yoluyla, mümkün olmaması halinde satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerindeki yapıların müvekkil …’e ait olduğunu, diğer müvekkillerin paylarını Mürvet’e devretmeye hazır olduklarını, taşınmazın iki parçaya taksim edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince,
Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının, satış bedeli, harç ve yargılama giderlerinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Somut olayda; satış bedeli üzerinden alınacak binde 11,38 oranında ilam harcı ile bakiye peşin harç tutarının taraflara hangi oranlarda dağıtılacağı hususunun infazda tereddüt yaratacak şekilde hükümde gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum doğru görülmemiş ise de; belirtilen husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 4. bendinde yer alan “Harç alınmasına” ibaresinden sonra “Harcın satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda taraflardan tahsiline’’ ibaresinin eklenmesine, hüküm sonucunun 7. bendinde yer alan “İlam harcının” ibaresinden sonra “Satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda taraflardan tahsiline’’ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.