Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21303 E. 2020/12495 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21303
KARAR NO : 2020/12495
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 106/1-1. cümle, 125/1, 125/4 ve 62/1. (3 kez) maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis, 5 ay hapis ve 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezaların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2014/184 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 24.07.2020 tarihli ve 2020/4354 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2020 tarihli ve 2020/71607 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Mahkemesince, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verildiğinden bahisle, üzerine atılı suçtan verilen cezaya ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.07.2019 tarihli ve 2019/2700 Esas, 2019/12780 Karar sayılı ilâmında, “…sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nin 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın kesinleşme tarihleri itibariyle (20.05.2014) engel oluşturmaması karşısında; yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden, daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden dolayı kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,…” şeklinde belirtildiği üzere, adli sicil kaydına göre sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.08.2007 tarihli ve 2007/1449 Esas, 2009/1449 sayılı kararının 14.12.2009 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararın kesinleşme tarihi itibarıyla yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği cihetle, adlî sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olacak şekilde başkaca kayıt bulunmayan, takdiri indirim de uygulanan sanık hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden,
evvelce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle, kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün sanık aleyhine olduğu ve ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce, 14.12.2009 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, CMK’nin 231/5-6. fıkralarında yer alan diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılarak cezaları ertelenen sanık hakkında yalnızca “Sanığın hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunması nazara alınarak” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkındaki Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2014/184 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.