Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5011 E. 2020/2560 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5011
KARAR NO : 2020/2560
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2015 gün ve 2015/55-2015/296 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/01/2017 gün ve 2015/12601 – 2017/455 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı Benar Kimya San. ve Tic. A.Ş’nin davalı bankadan kullandığı krediye karşılık olarak 360.000 USD ve 1.000.000 USD mevduat rehni verdiğini, her iki kredinin de borçlu tarafından ödenip kredi hesabının kapatılmasına rağmen müvekkili hesabı üzerindeki rehnin kaldırılmadığını, gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, ancak müvekkilinin kredi verdiği şirketin bir başka kredi borçlusuna kefil olduğu, bu kefaletin teminatı olarak da rehnin devam ettiğinin davalı yanca şifahen bildirildiğini, sadece ödenmiş bulunan iki kredi sözleşmesine rehin veren müvekkilinin böyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede başka bir krediye rehin verildiğinin belirtilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı bankada bulunan mevduatı üzerinde devam eden rehnin kaldırılmasını ve mevduattaki paranın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile 90.000 USD’nin davalı tarafından ödendiğini belirterek bakiye 270.000 USD’nin TL karşılığı olan 426.600,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, Benar Kimya San. ve Tic. A.Ş.’ne kullandırılan kredilerin tahsil ve tasfiye edildiğini ancak, davacının mevduat rehninin sadece anılan bu krediler için değil Benar Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin asaleten veya kefaleten bankaya olan tüm borcunun teminatı için verildiğini, bu hususun rehin sözleşmelerinde açıkça ifade edildiğini, anılan şirketin müvekkiline kredi borçlusu Benar Boya San. ve Tic. A.Ş.’nin müteselsil kefili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile dava dışı Benar Kimya San. ve Tic. A.Ş. arasında birisi 27/07/2008, diğeri 24/11/2008 tarihli olmak üzere iki adet kredi sözleşmesi bulunduğu, her iki sözleşme için de davacının mevduat rehin sözleşmesini imzaladığı, mükerrer tahsilat bulunmadığı, tahsil edilen miktarların ayrı ayrı sözleşmelere ve hesap kat ihtarnamelerine dayandığı, iddia edilenin aksine Benar Kimya A.Ş.’nin teminatında bulunan davacıya ait nakit blokajın hesaba aktarıldığı, davacının sunulan kayıt ve belgelere göre davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzletme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 113,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3.maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.