YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/397
KARAR NO : 2020/2906
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2016 gün ve 2014/1134 – 2016/525 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/11/2018 gün ve 2017/1202 – 2018/6761 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin de aralarında bulunduğu müşterek müteselsil borçlular ile davalı arasında, davalıya intikal eden Yurt Bank A.Ş.’nin alacağı nedeniyle protokol imzalandığını, bu protokol öncesinde müvekkiline ait taşınmazın dava dışı şahsa 195.000 TL bedelle ihale edildiğini, ihaleye ilişkin müvekkili tarafından ihalenin feshi davası açıldığını, akabinde akdedilen protokole göre müvekkilinin bu davadan feragat ettiğini, ancak ihale bedelinin taraflarca kararlaştırılan protokol bedelinden mahsup edilmesi gerekirken edilmeyerek müvekkilinden mükerrer tahsilat yapıldığını, mezkur tahsilatın iadesi için davalıya 23.05.2013 tarihinde yaptıkları başvurunun ise gerekçesiz olarak reddedildiğini ileri sürerek 195.000 TL’nin davalıya başvuru tarihleri olan 23.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının asıl borcunun 52.138.667 TL olduğunu, taraflar arasında protokol akdedilirken taşınmazın satış bedeli olan 195.000 TL’nin fon tarafından yapılan tahsilat olarak addedildiğini, ihalenin feshi davasından feragat protokolde belirtilmiş ise de bu bedelin kararlaştırılan miktardan mahsubuna ilişkin bir hükmün bulunmadığını, davalının 5.400.000 TL protokolde kararlaştırılan bedeli öderken taşınmaz satış bedelinin mahsubuna dair bir ihtirazi kaydı da koyulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki protokolün 08.12.2010 tarihinde ihalenin feshine ilişkin davada verilen ilk karardan sonra akdedilip bu tarih itibariyle ödenecek miktarın belirlendiğini, protokolün 6.2 maddesi gereğince davalının ihalenin feshi davasında temyizden feragat edeceğini kabul etmesi karşısında davalıya yapılan ödemenin mükerrer ödeme kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.