Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/3068 E. 2020/11094 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3068
KARAR NO : 2020/11094
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde temizlik, yemek ve çay servisi işlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin son bulduğu gün davalının davacıya hitaben “ben sana sırrımı açıkladım, sen nasıl söylersin, şerefsizsin…” gibi tüm büronun duyacağı şekilde hakaret içeren sözler söylediğini, bu sözler üzerine davalının odasından çıkan davacının arkasından “nereye gidiyorsun, çabuk buraya gel, şu başındaki örtünden kıldığın namazdan da mı utanmıyorsun, şerefsizsin…” şeklinde bağırmaya devam ettiğini, davacının bu konu ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin işverence sonlandırılmadığını, davacının işyerinden kendisinin ayrılmak istediğini, işten ayrılmasına sebep olarak gösterdiği olayda ise davacının kusurlu olduğunu, davacıya çalıştığı süre boyunca tüm ücretlerinin eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı ile davalı arasında bir tartışma yaşandığı tanık beyanlarından anlaşılmakta ise de davacının kendi isteği ile işten ayrılıp ayrılmadığı hususunun işverence ispatlanması gerektiği; oysa, dosya kapsamında devamsızlık tutanağı veya işe başlama çağrısı mahiyetinde bir belgeye rastlanılmadığı, davalı işverenin haksız feshi sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2- Taraflar arasında davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (b) alt bendi gereğince, işverenin işçiye veya aile üyelerinden birine hakaret etmesi, sövme fiilini işlemesi, sarkıntılıkta bulunması, işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkânı verir. Şeref ve namusa dokunacak söz ve davranışların, işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olması, işyerinde yada işyeri dışında, mesai saatlerinde yada mesai saatleri dışında veya işçinin gıyabında gerçekleşmesi hukukî sonucu değiştirmez. ( Bkz. Göktaş, Seracettin, Türk İş Hukukunda Haksız fesih 1. B, Eylül 2020, sf. 163-164. ) Bu eylemlerin Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi de şart değildir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece işverence iş sözleşmesinin davacının isteği ile son bulduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle ihbar tazminatı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Öncelikle; davacı işçi, davalı işverenin feshin gerçekleştiği tarihte şeref ve namusuna dokunan söz ve davranışlarda bulunduğu iddiasıyla şikayetçi olmuş, kesinleşen ceza yargılaması sonucunda davalının davacıya karşı “hakaret” suçunu işlediği sabit görülmüştür. Gerek ceza yargılaması gerekse işbu dava kapsamı ile işçinin, feshin gerçekleştiği tarihte şeref ve namusuna dokunan işveren sözlerine maruz kaldığı anlaşıldığından işçinin iş sözleşmesini derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmaktadır. Bu sebeple kıdem tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava dilekçesinde “işten ayrılmasına sebep olan olay alttan alınmayacak kadar ithamlarla dolu olması sebebiyle müvekkil davacı işinden ayrılmıştır” denilmek suretiyle iş sözleşmesinin aslında işçi tarafından sonlandırıldığının ifade edilmesi, olayın oluş biçimi, tanık anlatımları, tüm dosya kapsamı ve davacının Sibel Baran isimli işçinin Ankara 9. İş Mahkemesi’nin 2011/893 Esasında görülen davasında tanık olarak verdiği beyanında kendisinin “işten ayrıldığını” söylemesi karşısında, iş sözleşmesinin eylemli olarak işçi tarafından feshedildiği kanısına varılmış olup haklı sebeple bile olsa iş sözleşmesini kendisi sonlandıran tarafın ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.