YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3774
KARAR NO : 2020/9104
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
Yaralama suçundan sanıklar …, … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 29 ve 62/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/728 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 10.02.2020 tarih ve 2019/19059 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 tarih ve 2020/20042 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Benzer olayla ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.02.2012 tarihli ve 2010/6468 Esas, 2012/3206 Karar; 06.02.2012 tarihli ve 2011/850 Esas, 2012/3309 Karar sayılı ilamları ile Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 22.02.2017 tarihli ve 2016/10606 Esas, 2017/1513 Karar; 14.04.2016 tarihli ve 2015/6294 Esas, 2016/15295 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki düzenleme ile “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, anılan Kanun’un 231/5. maddesi gereğince, sanık hakkında aynı Kanun’un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilâmında yer alan; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” şeklindeki açıklama da nazara alındığında, her olaya özgü ayrı bir değerlendirme yapılarak maddî zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki diğer objektif ve subjektif şartların bulunması halinde, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun tartışılması gerektiği, somut olayda, katılanda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayıp kemik kırığına neden olduğu nazara alındığında, mahkemesince yapılan yargılama sırasında, katılandan zararının ne olduğu hususunun sorulması, bu kapsamda, sanıkların eylemi nedeniyle katılanın zararının ne olduğunun kesin olarak tespit edilmesi ve sanıklardan zararı giderip gidermeyecekleri hususunun sorulması gerektiği gözetilmeden, atılı suç nedeniyle katılanda her hangi bir maddi zarar meydana gelmediği ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki şartların bulunduğundan bahisle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/728 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.