YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25475
KARAR NO : 2020/10666
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait Gölcük Orman İşletmesinde 1991 yılında yangın ilk müdahale ekibinde çalışmaya başladığı ve halen çalıştığı, yangın sezonu dışında da depo görevlisi olarak 24 saat esasına göre çalıştığı, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücretlerinin tam olarak ödenmediği iddiası ile fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. İmzalı ücret bordrolarında bu çalışmaların karşılığı olan ücretlerin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığı ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve genel tatil alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Davacı yangın döneminde yangın ilk müdahale ekibinde çalıştığını, yangın sezonu dışında depo görevlisi olarak yine 24 saat esasına göre aynı şekilde çalıştığını iddia etmiş, delil olarak işyeri kayıtlarına dayanmış, tanık dinletmemiştir.
Dosya içeriğine göre davacının, davalı işyerinde yangın sezonunda yangın ilk müdahale ekibinde çalıştığı uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte yangın sezonu dışında depo görevlisi olarak bordrolarda gösterilenden daha çok ve iddia edildiği şekilde 24 saat esasına göre çalışarak fazla çalışma yaptığı ispat edilememiştir.
Öte yandan davacının üyesi olduğu sendika ile davalı arasında imzalan Toplu İş Sözleşmesinin 3. maddesinde; haftada 45 saatten fazla yapılan her türlü çalışmaların fazla mesai sayılacağı, fazla mesai ücretlerinin saat ücretlerinin %75 fazlası üzerinden ödeneceği, fazla mesailerin hesabında yarım saatten az sürelerin yarım saat, yarım saati aşan sürelerin bir saat olarak değerlendirileceği” kabul edildikten başka (f) fıkrasında aynen “1 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında günlük mesaiye tabi olmadan yangın gözetleme kulelerinde ve ilk müdahale ekiplerinde çalışan işçilerden idareye ait veya kiralık binalarda hizmete hazır halde bekletilenlere bu şekilde bekletilen her gün için günde 3 saat fazla mesai ödeneceği, bunun dışındaki uygulanacak fazla çalışmalarda işverenin gerekli tedbirleri alacağı” kuralına yer verilmiştir.
Davacının görevi itibariyle yangın döneminde de bütün günü mesaiye hasretmesi mümkün olmayıp yapılan işin niteliği gereği ara dinlenmeleri normal mesai sistemine göre daha fazladır. Çalışmanın şekli dikkate alındığında aile hayatı ile çalışma hayatı içiçe geçmiştir. Bu nedenle, davacı yangın nöbeti tuttuğu tüm süre için ancak toplu iş sözleşmesinde belirlenen şekilde günlük 3 saat fazla çalışma (%75 saat ücreti fazla) alacağına hak kazanacaktır.
Tüm bu belirlemelere rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yılın tamamında haftada 5 gün 24 saat, 1 gün de 5 saat çalıştırıldığı, 24 saat çalışmalarda Yargıtay’ın artık yerleşik içtihatlarına göre bu sürenin 14 saat kabul edildiği, bu nedenle haftanın 5 günü 70 saat ve haftanın 1 günü 5 saat olmak üzere haftalık 75 saat çalışarak haftalık 30 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmış, aynı hesap döneminde sunulan bordrolara göre davacıya ödendiği tespit edilen fazla çalışma ücretleri toplamı mahsup edilerek bakiye fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmış ise de mahkemece varılan sonuç açıklanan nedenler ile hatalıdır.
Dosya kapsamı deliller ve yapılan işin niteliğine göre davacının günlük 3 saat fazla çalışma yaptığı, davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi gereği işverence günlük 3 saatlik fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılmıştır. Davacının günlük 3 saati aşan fazla çalışma yaptığı ispat edilemediğinden fazla çalışma ücretinin reddi gerekir iken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 06/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.