YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5684
KARAR NO : 2020/4864
KARAR TARİHİ : 07.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlemesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil ve yıkım isteminin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davaya konu 535 ada 4 parselde kayıtlı taşınmaza davalıların müdahalesinin önlenmesine, taşınmaz üzerine inşa edilen yapıların kal’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.06.2010-12.09.2013 arası dönem için 1000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kal isteminin kabulü ile 02.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda A, B, C, D, E, F ve G harflariyle gösterilen yapıların kal’ine, ecrimisil isteminin kabulü ile 1000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, HMK’nin 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri, kal talep edilen taşınmazın değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, sadece ecrimisil alacağı yönünden 1.000,00 TL, elatmanın önlenmesi talebi için 100.000 TL harca esas değer üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı ancak talep edilen elatmanın önlenmesi ve kal talepleri yönünden harç yatırılmadığı, Mahkemece elatmanın önlenmesi talebi ve kal talebi yönünden taşınmazın ve kal talep edilen yapıların keşfen değeri belirlendiği fakat harç ikmalinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle taşınmazın ve kal talep edilen muhtesatların keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.