YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4239
KARAR NO : 2020/9413
KARAR TARİHİ : 13.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar …, …, … ve …’ın müşteki …’e yönelik eylemleri hakkında kurulan kesin nitelikte hükümlere ilişkin vasfa yönelik temyiz bulunmadığı ancak müşteki …’in olayda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmakla; bu husustaki hukuka aykırılık iddiasının kanun yararına bozma yolu ile giderilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanıklar …, …, … ve … hakkında müşteki …’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
Hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türü itibariyle hükümlerin, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar…, …, …ve… hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının (I) bendinden sonra gelmek üzere “Beraat eden sanık … duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesi uyarınca tayin edilen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık …’a verilmesine,” ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.