Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/3555 E. 2020/11098 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3555
KARAR NO : 2020/11098
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 14/08/2009 – 01/08/2011 tarihleri arasında tanker şoförü olarak çalıştığını, … dolum tesisleri ile Ankara arasında ve ayrıca…’teki dolum tesislerinden…’te bulunan davalı firma müşterisine Akaryakıt taşıdığını ancak çalışmasının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, karşı davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı- Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili; davacının tüm alacaklarını ödediğini, sözleşmenin sebepsiz yere müvekkili tarafından feshedildiği yönündeki iddiaların yerinde olmadığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, müvekkiline ait… plakalı araçla 4-5 defa aşırı hızla giderken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sebebi ile kaza yaptığını ve müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davacı – karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı yönünden davanın belirsiz açılamayacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı ile fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği, zarar ve kusur durumuna göre davalıya ait araçta meydana gelen değer kaybından davacının sorumlu olduğu gerekçeleriyle davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı süresinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı talepleri yönünden açılan davanın kısmi alacak davası mı yoksa belirsiz alacak davası mı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, ıslah dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğunun belirtildiği kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin ise belirsiz alacak davasına konu olamayacağı gerekçesiyle bu talepler yönünden davanın usulden reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Ne var ki; dava, kıdem tazminatı için 2.000,00 TL, ihbar tazminatı için 1.500,00 TL fazla çalışma için 4.000,00 TL, yıllık ücretli izin alacağı için 400,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı için 250,00 TL talepli kısmi alacak davası olarak açılmış olup dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmemiştir. Her ne kadar; ıslah dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ileri sürülerek ıslah edilen miktarlara fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiş ise de; Dairemiz görüşüne göre, dava türünün ıslah yolu ile değiştirilmesi mümkün olmadığından, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının kısmi alacak davası olarak açıldığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan; bilirkişi raporunda giydirilmiş ücretin, brüt olan ücrete net olan sefer priminin eklenmesi ile tespit edilmesi bir başka deyişle; brüt ve net tutarlara dikkat edilmemesi isabetli bulunmamıştır.
3- Taraflar arasında yöntemince açılmış bir karşı dava olup olmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Karşı dava ayrı bir davadır. Bu nedenle karşı davalar müstakil(ayrı)davalar gibi harca tabidir. (Harçlar kanunu md. 6,I). Karşı dava açılırken harç yatırılmamış ise Mahkemece Harçlar Kanunu’nun 30-32. maddeleri gereğince harcın tamamlanması için süre verilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece 27.01.2012 tarihli celsede karşı davanın harcını karşılamak için vekile iki hafta kesin süre verilmiş ise de; kesin sürenin yasal sonuçları açıklanmadığından verilen süre usulsüzdür. Mahkemece, karşı dava davacısına harcın tamamlanması için yöntemince kesin süre verilmesi aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması yenilenmez ise karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden karşı davanın esasına girilmesi hatalıdır.
Kabul şekline göre, Mahkemece dava ve karşı davanın yargılama masrafları ve takdir edilecek avukatlık ücretleri birlikte hesaplanıp hüküm altına alınmış ise de; karşı dava müstakil (ayrı) bir dava olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 8. maddesine göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması ve yargılama masraflarının ayrı ayrı hesaplanması gerekmektedir. Bu yön üzerinde durulmaması da doğru bulunmamıştır.
4) Ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağından indirim yapılmasının doğru olup olmadığı bir başka uyuşmazlık konusudur.
İşçinin fazla çalışma ve tatil alacaklarından indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Ancak fazla ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma ücreti miktarına göre takdir edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf davalı iş yerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, mahkemece talep yüzde otuz oranında indirim yapılarak kabul edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama, takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına göre değil tanker giriş çıkış kayıtlarına dayalı olarak yapıldığından hesaplanan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının indirim yapılmadan hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.