YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/826
KARAR NO : 2020/3203
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2016 gün ve 2012/220 – 2016/142 sayılı kararı bozan Daire’nin 01/10/2018 gün ve 2016/14700 – 2018/5881 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın önde gelen inşaat ve madencilik ekipmanları, dizel ve doğalgazlı motorlar ve endüstriyel gaz tribünlerinin üreticisi olduğunu, ayrıca giysi, bot ve ayakkabı dahil giyim eşyalarının üretim ve dağıtımı ile iştigal ettiğini, tüm ürünlerini tanınmış CAT ve/veya CATERPILLAR markaları altında doğrudan veya lisanslarla üreterek dağıtımını yaptığını, müvekkilinin markalarının siyah beyaz tescil edilmiş olmakla birlikte, ticaret alanında sarı ve siyah renklerle veya şekillerle kullanılmakta ve tanınmakta olduğunu, bu renklerin tüketici nezdinde müvekkilini işaret ettiğini, müvekkilinin 07, 12, 35, 37. sınıflara ilişkin “üçgen üzerinde A harfi” olarak tanımlanabilecek marka başvurusunun davalı tarafça 556 sayılı KHK’nın 7/1-a maddesi gereği 5. madde kapsamına girmediği gerekçesi ile reddedildiğini, bu karara itirazlarının da TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, sarı üçgen şeklinden müteşekkil markanın ayırt edici karakteri olduğunun tespiti ile TPMK YİDK kararının iptalini, tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “sarı renkli üçgen” görünümündeki işaretin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden soyut ve somut ayırt edicilik niteliğinin olduğu, 556 sayılı KHK m. 7/1-a anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu işaretin 556 sayılı KHK m. 7/son anlamında kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı kurum kararının iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.