Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7625 E. 2020/9419 K. 13.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7625
KARAR NO : 2020/9419
KARAR TARİHİ : 13.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Zamanaşımı süresi içerisinde sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Ereğli (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.03.2014 tarih ve 2011/26 Esas – 2014/129 Karar sayılı kararı ile “sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/1-d maddelerinde düzenlenen hayati tehlike oluşturacak şekilde kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden” bahisle görevsizlik kararı verildiği, sanığın Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesince yakalama ile savunmasının alındığı 26.10.2015 tarihli oturumda da görevsizlik kararının yüzüne okunduğu ve sanığa hakkında uygulanması olasılığı nedeniyle TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-son maddelerinden ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmakla; savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin tebliğnamenin (2) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının yakalama yoluyla başka mahkemede aldırılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın müştekiyle bir süre birlikte yaşadıklarını, bu süre zarfında müştekinin kendisine şiddet uyguladığını ve müştekinin sahibi olduğu içkili restaurantta çalıştığı halde parasını ödemediğini, suç tarihinde de sanığın kendisine hakaret etmesi ve alacağını istemesi üzerine sandalye ile kafasına vurarak kendisini yaralaması üzerine atılı suçu işlediğini savunduğu olayda, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nin 29. maddesinin sanık lehine asgari seviyede uygulanması gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.