Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1273 E. 2020/2877 K. 15.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1273
KARAR NO : 2020/2877
KARAR TARİHİ : 15.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/11/2017 tarih ve 2015/449-2017/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı şirket temsilcisi tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği bazı noksanlıkların ikmali için mahalline iade edilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamil olduğu çekin kaybedilmesi nedeniyle iptal davası açtıklarını, bu davada çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, davalının kusurlu ve kötü niyetli olarak çeki elinde bulundurması nedeniyle istirdadına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin eski ortağı olduğunu, ortaklık hissesini 04/10/2012 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile devir ettiğini, hisse devrinden önce şirketin diğer ortağının şirket paralarını özel işlerinde kullanması ve kardan kendine pay vermemesi nedeniyle şirket müdürü ile yapılan anlaşma gereği dava konusu çekin ciro edilerek kendisine verildiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarında kurucu ortakların Burhan İman ve … olduğu, 04/10/2012 tarihli kararla …’ın ortaklıktan çıktığı, o tarihten sonraki ortakların Burhan İman ve İsmail Balın oldukları, davalının 04/10/2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı şirketteki 50 hissesinin tamamını İsmail Balın’a devrettiği, dava konusu çekte davacının lehtar olup, çek arkasında keşidesinin bulunduğu ve son hamil olan davalı tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edildiği, ancak davacının bu çekin davalı tarafından rızası dışında elinden nasıl alındığını, dolayısıyla kötü niyetli iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı şirket temsilcisinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı şirket temsilcisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı şirket temsilcisinden alınmasına, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.