YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26910
KARAR NO : 2020/12068
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 09.11.2010-20.05.2015 tarihleri arasında plastik örme makinası operatörü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesi kapsamında feshedildiğini, işyerinde çift vardiya usulü çalışıldığını, yılın sezon olmayan 6 ayında gündüz vardiyasında 07:45-18:00, gece vardiyasında 20:30-07:45 saatleri arasında haftanın 5 günü çalıştığını, dini bayram ve yoğun sezonlarda gündüz vardiyasında 07:45-18:00, gece vardiyasında 20:30-07:45 saatleri arasında haftada 6 gece çalıştığını fazla mesai ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, bakiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücret alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının, davalı şirkette 09.11.2010-20.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatını alarak ve davalıyı ibra ederek işten ayrıldığını, işyerinde haftalık 45 saat çalışma yapıldığını, bunun dışında herhangi bir çalışmanın olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının fazla çalışma ücretinin belirlenmesi hususunda uyuşmazlık söz konusudur.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda; davacı işçi dava dilekçesinde; davalı işyerinde metalize operatörü olarak, yılın sezon olmayan 6 ayında gündüz vardiyasında 07:45-18:00 saatleri arasında, gece vardiyasında ise 20:30-07:45 saatleri arasında haftanın 5 günü çalıştığını, dini bayram ve yoğun sezonlarda ise; vardiya saatleri aynı olmak üzere haftada 6 gece çalıştığını, fazla mesai ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı vekili ise işyerinde haftalık çalışma saatinin 45 saat olduğunu, bunun dışında herhangi bir çalışmanın olmadığını, 1 saat yemek izni ve 15’er dakika çay molası verildiğini,Cumartesi ve Pazar günleri çalışma yapılmadığını savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları; ayda iki Cumartesi de aynı şekilde olmak üzere hafta içi 07:45-18:00, 20:30-07:45 saatleri arasında iki vardiya halinde çalıştıklarını, davalı tanıkları ise haftanın 5 günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştıklarını beyan etmişlerdir.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına itibar edildiği belirtilerek; davacının iki vardiya halinde 07:45-18:00 ile 20:30-07:45 saatleri arasında, ayda iki cumartesi de aynı şekilde olmak üzere çalıştığının kabul edildiği açıklanmak suretiyle hesaplama yapılmış ve aylık ortalama 7,5 saat fazla mesai süresi bulunduğu tespit edilmiş ise de, dava dilekçesinde davacının yılın sezon olmayan 6 ayında haftanın 5 günü, yoğun sezonda ise haftada 6 gün çalıştığını ifade etmiş olması karşısında, bilirkişi raporunda yılın tüm aylarında ayda 2 hafta haftalık 6 gün çalışma yapıldığının kabulü isabetsiz olmuştur.
Buna göre, davacı beyanı ile bağlı kalınmak ve tanık beyanları gözetilmek suretiyle; davacının yılın yoğun sezon olarak nitelenen 6 aylık döneminde ayın 2 haftasında 6 gün, sezon olmayan 6 ayında ise haftada 5 gün çalışmış olduğu gözetilerek hesaplama yapılması, dosya kapsamı ile uyumlu olacaktır. Mahkemece, davacının dava dilekçesindeki talebini aşar şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına aykırı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,15.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.