Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/4791 E. 2020/3087 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4791
KARAR NO : 2020/3087
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/06/2016 gün ve 2010/149 – 2016/715 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/07/2018 gün ve 2016/13586 – 2018/4998 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortacılık ve sigorta brokerliği sektöründe faaliyet gösterdiğini, Bursa’da şube açtığını, şubede davalı kişilerin çalıştığını, bu davalıların müvekkilinin ticari sırlarına ve şirketin müşteri portföyüne bilgisine sahip olduklarını, 07/12/2009 tarihinde topluca istifa ederek müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve rakibi olan davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, müvekkilinin şubeyi kapatmak durumunda kaldığını, aynı yerde davalı şirketin şubesi bulunduğunu ve eski çalışanlarının sadece tabela değişikli ile aynı yerde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili müşterilerinde işletmeyi davalı tarafın devralındığına dair bir algının oluştuğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve 7.500,00 TL maddi, 42.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir. 09/10/2015 tarihli ıslah ile maddi tazminat talebini 57.500,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı … Saylan, …, …, davacı ile kendileri arasında rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı şirket vekili, diğer davalıların davacının ticari sırlarına vakıf olabilecek bir konumda çalışmadığını, davacının portföyüne yönelme gibi bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişilerin, davacının Bursa şubesinde çalışmakta iken davalının bünyesinde ve aynı adreste bulunan çalışmaya başladığı, davalı şirketin 21/01/2010 tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirketin boşalttığı iş yerini kiralamış olduğu, davalı şirketin davacı şirket şubesinin çalışanlarının tümünü işe almış olması yanı sıra davacı şirket şubesinin bulunduğu iş merkezinin aynı olmasının tesadüf ile açıklanamayacağı, davacının sektördeki önemli bir müşteri gurubunun davalı şirketin müşterisi olarak aktarıldığı, davalıların hukuka aykırı olarak davacının müşteri çevresini ayartmış olduğu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, maddi tazminat yönünden davalılar Marsh Şirketi ve … yönünden 57.500,00 TL, davalı … yönünden 7.500,00 TL müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar Marsh Sigorta Reasürans Brokerliği A.Ş., … ve …’dan 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına dair verilen karar davalı şirket vekili, davalı …, davalı …, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.