Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4294 E. 2020/2692 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4294
KARAR NO : 2020/2692
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/01/2019 tarih ve 2017/27-2019/37 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının Muğla İli, Marmaris İlçesi, Turunç Mahallesinde inşaat yapmak üzere Oğlaktepe Müteahhitlik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni kurduklarını, davalının inşaatın yapımında kullanılacağı gerekçesiyle müvekkilini kandırarak 5/12/2011 tarihinde 107.126,00 USD tutarında para aldığını ancak, davalının kendisine ait başka bir şirket adına söz konusu yerde inşaat yapmak için çalışmalar yaptığını, müvekkilinden tahsil ettiği parayı veriliş amacı dışında kullandığını, müvekkilince durumun tespiti sonrasında davalıya aldığı parayı iade etmesi için ihtar gönderilmesine rağmen davalının ihtar gereğini yerine getirmediğini, aldığı parayı şirkete kullandığına dair gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu ileri sürerek, davalının temerrüde düştüğü tarih olan 8/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 107.126,00 USD’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu ettiği alacağın tamamının tarafların ortak olduğu şirket için verildiğini ve bu amaçla kullanıldığını, davacının alacak talebini şirkete karşı yöneltmesi gerektiğini, uyuşmazlığın limited şirket ortaklığından kaynaklı olduğunu, davacının verdiği paraların şirket kurulması ve şirketin kurulmasına neden olan inşaat faaliyetlerinde kullanıldığını, geri kalan paranın davacının vekili olan Abdullah Şanlıer’e ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının davacıdan 107.126 USD’nı inşaat yapımında kullanmak üzere aldığı, paranın şirkete sermaye olarak koyulmadığı bilirkişi raporu ile de Oğlaktepe LTD ŞTİ’nin kayıtlarında dava konusu 107.126 USD’nin yer almadığı, şirketin öz sermayesinin tükenmiş ve borca batık olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak bu alacağın da dava konusu 107.126 USD’den bağımsız olduğu belirlenmiş, buna göre davacının davalıya inşaat yapımında kullanılmak üzere 107.126 USD para verdiği, davalının parayı inşaat yapımı için harcadığını kanıtlayamadığı davalının davacı aleyhine 107.126 USD sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 107.126 USD’nın dava tarihindeki kur üzerinden 08/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve TBK’nın 77/2. maddesi uyarınca davalının gerçekleşmemiş bir sebep nedeniyle zenginleştiğinin anlaşılması nedeniyle, TBK’nın 79/2. maddesi hükmü nedeniyle, zenginleşenin zenginleştiği tutarın tamamı kadar iadeyle yükümlü bulunmasına göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca inşaat yapımı amacıyla davalıya verilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi isteminden ibarettir. Davacının davalı yana 107.126,00 USD tutarında bir parayı gönderdiği sabit ve çekişmesiz olup kararlaştırılan inşaatın davalı tarafından gerçekleştirilmediği, davacının gönderdiği paranın davalı tarafından başkaca nedenlerle sarfedildiği, bu durumda davalının aldığını tümüyle iade yükümlülüğü bulunduğu toplanan delillerle anlaşılmıştır.
Davacı yan dava dilekçesinde, 107.126 USD’nin tahsilini talep etmiş, 29.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile, bu kerre, 107.126,00 USD’nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilini istemiştir. Dairemiz uygulamasına göre, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin iade davalarında, zenginleşmenin yabancı para cinsinden gerçekleşmesi halinde, iade isteminin de yabancı para cinsinden talep edilmesi mümkündür. Öte yandan, yine Dairemiz uygulaması ve konuyla ilgili TBK’nın 99/3. maddesi uyarınca, yabancı para cinsinden borcun ödenmesi konusunda alacaklının seçim hakkı söz konusu olup bu hak bir kez kullanılmakla tükenir ve artık ıslah dilekçesi ile dahi değiştirilemez. Dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde 107.126 USD’nin tahsili istendiğine ve vade yahut ödeme günündeki kur üzerinden tahsil talep edilmediğine göre, davacının seçimlik hakkını bu paranın “aynen ödenmesi” biçiminde kullandığı kuşkusuzdur. Bu durumda, davacının seçimlik hakkını ıslah yoluyla “ödeme günündeki kur üzerinden tahsil” olarak değiştirmesi söz konusu olamayacağından, mahkemece, yabancı para alacağının aynen tahsiline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin cinsinin de belirtilmeyerek ilamın icrasında duraksamaya yol açılması isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendindeki ”dava tarihindeki kur üzerinden” ve “yasal faizi ile” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, “yasal faizi ile” ibaresinin yerine “3095 sayılı Kanun’un 4a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi ile” ibarelerinin eklenmesi suretiyle kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.879,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.