YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6361
KARAR NO : 2020/4075
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın geçici 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dairemizce verilen 25.09.2019 gün ve 2018/1135 E. 2019/5777 K. sayılı karar usul ve yasaya uygun olup mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından temyiz incelemesi yapılmak üzere 6763 sayılı Kanun’un 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE,13.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine göre, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescilli marka sahibinin itirazı halinde sonraki tarihli başvuru reddedilir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu başvuru markası “…” ibaresinden oluşan davalı ile kardeşine ait ad-soyad markasıdır. Başvuruya itiraz eden davacı şirketin itiraza dayanak markaları da “ZORLU” esas unsurundan oluşmaktadır. Davalı şahsa ait başvuru markası, davalı … kardeşinin ad-soyadından oluşturulmuş, tamamen farklı algıya yol açan bir ad-soyad markasıdır. Bu halde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığının kabulü ile yerel mahkemenin Direnme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım. (Dairenin 2018/4662 esas, 2019/5952 karar sayı ve 30.09.2019 gün, 2019/5305 esas, 2020/3043 karar sayı 22.06.2020 tarihli vs. kararları)