YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3261
KARAR NO : 2020/4101
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 05.04.2018 tarih ve 2018/11-2018/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalının mal alım satımı konusunda anlaştıklarını, davacının davalıya mal bedeli olan 100.000 TL’yi gönderdiğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, mal bedelinin iadesinin talep edildiğini, iade edilmediği için takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, belirterek şimdilik 15.381,90 TL yönünden itirazın iptalini talep etmiştir.
Davacı vekili 07.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile ; Diyarbakır 6.İcra Müdürlüğü’nde başlatılan takibe davalın esas ve yetki yönünden itiraz ettiğini, yetki itirazının yerinde olması nedeni ile dosyanın Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğü’ne gönderilerek 2014/13740 esas sayılı takip dosyasına kayıt edildğini, dosyada gönderilen ödeme emri üzerine davalı tarafından borca itiraz edilmesine rağmen itirazdan sonra 15.10.2014 tarihinde asıl alacak olan 100.113,94 TL’nin müvekkili hesabına gönderildiğini ancak takip masrafları , faiz ve vekalet ücreti nedeni ile müvekkilinin alacağı bulunduğu için ödemenin eksik olduğunu, müvekkilinin 450,68 TL takip öncesi faiz, 10.436,05 TL vekalet ücreti 25.020,00 TL başvuru harcı, 502,20 TL peşin harç, 3,80 TL vekalet harcı ve tahsil harcı olmak üzere toplam; 115.495,84 TL alacağı bulunduğunu belirtilen miktarın ödemeden mahsubu sonrası bakiye 15.381,90 TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ederek davayı ıslah yolu ile alacak davasına çevirmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirketin müşterilerinden olup mal siparişi olarak davalı şirket hesabına 30.09.2014 tarihinde 100.000,00 TL transfer ettiğini, devamında davacı tarafın gönderdiği bedelin iadesini talep ettiğini, bunun üzerine davacının 30.09.2014 tarihinde gönderdiği ödemenin 15.10.2014 tarihinde müvekkil şirket tarafından davacının hesabına iade edildiğini, devamında davacı tarafından Diyarbakır 6.İcra Müdürlüğü’nün 2014/9917 esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığının 20.10.2014 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilen ödeme emrinden anlaşıldığını, bunun üzerine icra takibinde talep edilen alacak ve fer’ileri ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, davacının davasına dayanak takibin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2867 E. 2016/12592 K. 22.09.2016 tarihli ilamı ile “Dava, ticari alım satımdan kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. Dava 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. Anılan Yasa hükmüne göre; “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Somut olayda asliye hukuk mahkemesinin görevli olmadığı, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiş, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından, icra takibi sonrası icra vekalet ücreti takip öncesi faiz ve icra masrafları toplamı 15.381,90 TL’nin ticari faizi ile beraber tahsilinin talep edildiği, icra dosyasının incelenmesinde, takibin davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Diyarbakır 6.İcra Müdürlüğünün 2014/9917 esas sayılı takip dosyası ile 100.000,00 TL alacak ile 450,68 TL işlemiş faizin tahsilinin talep edildiği, davalı borçlu tarafından takibe, borç, faiz ve yetki yönünden itiraz edildiği, itiraz üzerine alacaklı vekilinin talebi ile dosyanın Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’ne gönderilip 2014/13740 esas sayısını aldığı ancak Büyükçekmece İcra Dairesi’nce davalı borçluya ödeme emrinin dosyada masraf olmaması nedeniyle gönderilmediği, bu haliyle itirazın iptali davasının mevcut itiraz olmadığından görülemeyeceği, asıl alacağın bu süreç içerisinde davacı alacaklıya ödenmiş olduğu, davalıya usule uygun ödeme emrinin tebliğ edilmemiş olması nedeniyle takip dosyasındaki masraf vekalet ücretini talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.