Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3847 E. 2020/8997 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3847
KARAR NO : 2020/8997
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Koşulları bulunmadığından,sanığın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca uygulama yapılarak ceza verilmiş ise de, Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2008 tarihli ve 2007/298 Esas – 2008/63 Karar sayılı kararı ile; “sanık…’ın müştekiler …, … ve …’a karşı gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerinden dolayı TCK’nin 81/1, 29, 35. maddeleri gereğince üç defa cezalandırılması” gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş olup, sanık hakkında aynı nitelikteki ve daha hafif cezayı gerektiren suçtan dolayı uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1)5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının istinabe yoluyla başka mahkemede aldırılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2)Sanık savunması, diğer mağdur sanık… ve mağdur …’in beyanları, mağdur sanık …’ın beyanı ve adli rapor içeriğine göre, sanık…’ın mağdur …’ın kafasına keserle vurduğu, diğer yaralanmaların sanık… tarafından meydana getirilmediği, diğer mağdur sanık … ile sanık … arasında iştirak iradesi de bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur …’ın kafasındaki yaralanmaların niteliği hususunda Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Sanık hakkında katılanlar … ve …’ya karşı eylemleri nedeniyle temel cezalar belirlenirken darbe sayısına, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak sonuç cezalara etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Sanık hakkında mağdur …’a karşı eylemi nedeniyle temel ceza belirlenirken darbe sayısına, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5)Mağdur …’ın, hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve eylemine uyan 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3. maddelerinin kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde değişiklikten sonraki kanun maddeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
6)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 08.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.