Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4892 E. 2020/2864 K. 15.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4892
KARAR NO : 2020/2864
KARAR TARİHİ : 15.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/07/2019 tarih ve 2018/407-2019/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının havalı naylonla sarıp ambalajladığı 23 adet mühimmat yolu 7.62 içerikli kolinin davalı kargo şirketince alıcısına teslim edilmek üzere alındığını, ancak koli uzun süre depoda bekletildiğinden ambalajının yıprandığını, koli bantı ile bantlanarak alıcı firmaya gönderildiğini, ancak kolinin içerisindeki malzemenin çizilmek ve ezilmek suretiyle zarar gördüğünü, bu nedenle alıcının malzemeyi iade ettiğini ileri sürerek 6.785,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, hasarın yetersiz ambalaj nedeniyle oluştuğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ambalajlama yükümlülüğünün davacıda olduğunu, zarardan davalının sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının hasar gören kargonun iç ve dış ambalajını taşımaya elverişli olmayacak şekilde yapması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, davalının ise kargo ambalajının kargo taşımasına elverişli olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayrıca taşımada olağan taşıma süresini aşarak hasara neden olduğu için zararın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, davalının TTK’nin 886/1. maddesinde belirtildiği gibi ağır ihmali olduğu dikkate alındığında sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.392,50 TL zararın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 187,34 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.