Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/22017 E. 2012/3184 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22017
KARAR NO : 2012/3184
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 20.09.2008 düzenleme tarihli bonoya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istenilmiştir.Davalı, davacıdan bir araba satın aldığını, ancak iki gün sonra aracı teslim ettiğini, senedin ise iade edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Bunun üzerine davacı vekilince aracın teslim alınmadığı, borcun da ödenmediği iddia edilmiştir.Takibe konu bonoda keşide tarihi 20.09.2008, ödeme tarihi ise 29.02.2008 olarak gösterilmiştir. Vadenin keşide tarihinden önce olması sebebiyle, TTK.nun 688/3.maddesi uyarınca bonoda vade tarihinin yazılmamış olduğu, görüldüğünde ödenecek hale dönüşmeyecek olması karşısında, bononun TTK.nun 688.maddesinde öngörülen koşulları taşımadığından kambiyo senedi niteliğinde olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda; uyuşmazlığın yanlar arasındaki temel ilişkiye göre çözümlenmesi gerekmekte olup, temel ilişkinin harici nitelikteki araç alım-satım sözleşmesinden kaynaklandığı yukarıda açıklandığı üzere tarafların kabulündedir. Hemen belirtmek gerekir ki; trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilirler. (HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi) O halde, Mahkemece, yanlar arasındaki araç satımına ilişkin temel ilişkiye konu aracın trafikte tescilli olup olmadığı, tescil kaydı varsa kimin adına olduğu taraflardan sorulup resmi kayıtlar da celbedilmek suretiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacı talebi değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.