Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7503 E. 2020/9135 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7503
KARAR NO : 2020/9135
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın üzerine atılı yargılama konusu eylemin 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında kalan “Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olmakla, soruşturma ve kovuşturması şikayet şartına bağlı olan ve suç tarihinde de 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereği “uzlaştırma” kapsamında kalan eyleme ilişkin, gerek müştekiye gerekse sanığa, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usulune uygun uzlaştırma teklifinde bulunulmadığı anlaşılmakla; 27/12/1998 doğumlu olan müştekinin suç tarihinde reşit olmadığı ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde yer alan “Uzlaştırmacı, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hali ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, sanık ile müştekinin kanuni temsilcisi arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
2)Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, mükerrir olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi gözetilerek, TCK’nin 86/2. maddesinde yer alan seçimlik yaptırımlardan hapis cezasının tercih olunması ve sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması karşısında, tekerrüre esas alınan Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 25/01/2011 tarihli, 2010/43 Esas ve 2011/49 Karar sayılı ilama konu eylemin, 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde yer alan “Dolandırıcılık” suçuna ilişkin olmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereği yeniden düzenlenen uzlaşma hükümleri kapsamına alındığı anlaşıldığından, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 86/2. maddesinde yer alan seçimlik yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceğinin ve TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.