YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7744
KARAR NO : 2013/5115
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 10.3.2009 tarihinde dava dışı babası …’a onun da 6.5.2009 tarihinde eşi borçlunun annesi davalı …’a sattığını belirterek muvazaalı satış nedeniyle tapu kaydının iptali ile davalı borçlu adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu … savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili, davanın bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazı borçlu oğlunun borçlarını ödedikleri için devraldıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre,davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazı önce babasına sattığı,babası tarafından da borçlunun annesi davalı …’e satıldığından anılan tasarrufun İİK 278 ve 280/2 maddeler gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının takip dosyasındaki alacak ve fer’ilerini almak için dava konusu taşınmaz üzerine teminatsız ihtiyati haciz verilmesine ihtiyati haciz ile cebri icra yoluyla satışını yaptırabilmesine asıl alacak ve fer’ilerin tahsilinden sonra
kalan bedel olursa satıştan davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
İİK 282 madde gereğince bu davalar borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka kötüniyet sahibi üçüncü sahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir.Borçlu ile lehine tasarrufta bulunduğu kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan bu hususun mahkemece res’en gözönünde bulundurulması gereklidir. Bu davanın dinlenebilmesi için; takip konusu alacağın gerçek olması, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş bulunması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin varlığı dava koşuludur. Ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir
borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz önce borçlu tarafından 10.3.2009 tarihinde dava dışı babası … ‘a satıldığından İİK 282 madde gereğince aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan dava dışı …’a dava dilekçesinin tebliği ile duruşmaya katılımının sağlanması, taraf teşkili tamamlandıktan sonra bildireceği delillerin toplanması ve değerlendirilmesi,borçlu ile dava dışı … arasındaki 10.3.2009 tarihli tasarrufun yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi, iptale tabi olduğu takdirde 6.5.2009 tarihli tasarruf yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 9.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.