Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/21691 E. 2012/28717 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21691
KARAR NO : 2012/28717
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan … A.Ş vekili Avukat … geldi karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 11.03.2009 tarihinde davalı … Otomotivden 2009 model … marka aracı 29.000.00 TL ödeyerek satın aldığını, bir süre sonra aracın boyasının tavanının sağ üst dış yüzeyinden ve sağ arka çamurluğundan döküldüğünü ve boyanın bazı kısımlardan pul attığını tespit ettiğini, bu durumu davalı … Otoya bildirdiğini fakat sonuç almadığını, bunu üzerine mahkeme aracılığıyla yaptırdığı tespit sonucunda aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını belirterek aracın yenisi ile değiştirilmesini yada ayıp nedeniyle oluşan zarar ve değer düşüşünün tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacının kendilerini taraf göstererek dava açmasının mümkün olmadığını ve aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı için davanın husumet yokluğu nedeniyle ret edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ayrıca araçta imalat kaynaklı bir ayıbın bulunmadığını, yetersiz bilirkişi incelemesinin delil olarak değerlendirilemeyeceğini ve eğer aracın bedelinin iadesine karar verilecekse amortisman bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini dilemiştir.
2012/21691-28717
Davalı … Oto vekili, görev ve zamanaşımı itirazında bulunarak aracın ikinci el olarak alındığını bu nedenle yenisiyle değiştirilmesinin talep edilemeyeceğini, araçta ayıp olmadığını, kullanım nedeniyle ve diğer sebeplerle boyada hasar oluştuğunu belirterek açılan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davalıların temyizi üzerine Daire tarafından yapılan incelemede, bu kararının “Hükme esas alınan raporu, Çukurova Üniversitesi otomotiv bölümünden makine mühendisi olan bilirkişi vermiştir. Davalılar, kimya mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerekçesiyle, bu rapora itiraz etmişlerdir. Davalıların itirazı haklı olup, aralarında kimya mühendisi de bulunan ve üniversitelerden seçilecek bilirkişi heyetinden rapor alınarak, boya hatasının imalat hatası olup olmadığı ve aracın bu nedenle gizli ayıplı olup olmadığı incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; Mahkemece, otomotiv konusunda uzman tek bilirkişinin verdiği rapora dayanılarak hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir “gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu bozma ilamına uyulmuş ve yargılamaya devam edilmiştir. Mahkeme 15.05.2012 tarihli oturumda davalılara keşif giderleri ve delil avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre vermiş ve 05.07.2012 tarihli oturumda davalıların delil avansını yatırmamaları nedeniyle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına dair ara kararı vererek bu celsede nihai kararını açıklamıştır.
Davacı, dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış ve yapılan yargılama sırasında 23.03.2010 tarihli celsede keşif masraflarının davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir. Bu karar üzerine davacı keşif masrafları karşılamış, bilirkişi raporu alınmış ve yapılan yargılama sonunda mahkeme bu bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmuştur. Davalıların temyizi üzerine bu hüküm bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle Daire tarafından bozulmuştur. Mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş fakat keşif ve delil avansını yatırma yükümlülüğü 15.05.2012 tarihli celsede davalılara yüklenmiştir. Kural olarak herkes iddiasını ispatlamakla yükümlü olup, ispat yükü kendisinde olan taraf keşif deliline dayanmışsa delil avansını karşılamak zorundadır. Bu davada ispat yükü davacıda olup iddiasını ispatlamak için keşif deliline dayandığına göre keşif ve delil avansını yatırma 2012/21691-28717
yükümlülüğü davacıya aittir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden delil avansı yatırma yükümlülüğünün davacı yerine davalılara yüklenerek, davalıların keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına dair ara kararı tesis ederek önceki bilirkişi raporunun davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 413,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalı … Oto Ltd’ye iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.