Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6549 E. 2020/6767 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6549
KARAR NO : 2020/6767
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın tahliye yönünden karar verilmesine yer olmadığına ecrimisil yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili; dava konusu taşınmazda vekil edenlerinin hisseli malik olduklarını, dava dışı diğer paydaş tarafından davalıya kiralama yapıldığını; ancak vekil edenlerinin hisselerine düşen kira bedellerini alamadıklarını bildirerek ecrimisil ve tahliyeye karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıların davadan önce vekil edenine göndermiş oldukları ihtarname ile kiracılık ilişkisini kabul ettiklerini belirterek sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddini savunmuştur.
Dava ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde görülmüş; davacıların göndermiş oldukları ihtarname ile kiracılık ilişkisini kabul ettiği gerekçesi ile sulh hukuk mahkemesinin görevli olması sebebi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, kesinleşme üzerine süresinde sulh hukuk mahkemesine gönderim talebinde bulunulmuş, yargılamaya Sulh Hukuk Mahkemesince devam edilmiştir.
Mahkemece; kiracılık ilişkisi kabul edildiğinden ecrimisil talebi haklı görülmemiş ve davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kira ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 Sayılı HMK mad. 33).
Açıklanan ilke ışığında dosya kapsamı incelendiğinde; dava açılmadan önce 18.01.2011 tarihli davacılar tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalıdan kendi paylarına düşen kira bedelinin ödenmesinin, aksi halde ödenmeyen kira bedelleri için yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmiş olduğu görülmüş, davacıların bu ihtarname ile davalının kiracılık sıfatını kabul ettiği sonucuna varılmış; davanın ecrimisil istemli değil de kiracılık ilişkisinden kaynaklı alacak olarak görülmesi gerekir iken, yanılgılı değerlendirme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.